Kanada'nın Ontario eyaletinde çıkan 100'den fazla aktif orman yangınından yükselen duman, Çarşamba günü Toronto'nun hava kalitesini dünyanın en kötü seviyesine düşürdü. Kanada Çevre Bakanlığı, kentin üzerindeki gökyüzünün sarıya dönmesi ve yoğun duman nedeniyle sağlık uyarısı yayımladı. ABD'nin kuzeydoğusundaki kentlerde de sarımsı, dumanlı hava etkili oldu. Duman bulutu, özellikle solunum yolu hastalığı olanlar, yaşlılar ve çocuklar için ciddi risk oluşturuyor. Yetkililer, halkı dışarı çıkmamaya ve kapalı alanlarda kalmaya çağırdı.
Yangınların boyutu ve etkileri
Ontario eyaletinde halihazırda 100'den fazla aktif orman yangını bulunuyor. Bunlardan 20'sinin kontrol altına alınamadığı belirtiliyor. Yangınlar, özellikle kuzeydeki uzak bölgelerde etkili olurken, dumanın güneye doğru yayılması Toronto ve çevresinde hava kalitesini tehlikeli boyutlara taşıdı. Duman, gökyüzünü sarı-turuncu bir renge boyarken, güneş ışığını bile kısmen engelledi.
IQAir hava kalitesi izleme platformuna göre, Toronto Çarşamba günü dünyanın en kötü hava kalitesine sahip kenti olarak kayıtlara geçti. Hava kalitesi endeksi (AQI) 200'ün üzerine çıkarak 'çok sağlıksız' seviyeyi işaret etti. Bu, özellikle astım, bronşit gibi solunum rahatsızlığı olanlar için ciddi bir uyarı niteliğinde. Kanada Sağlık Bakanlığı, halkın dışarıda uzun süre kalmasını önlerken, N95 maskesi kullanılmasını önerdi.
Toronto'nun yanı sıra Ottawa, Montreal ve New York gibi büyük kentlerde de hava kalitesi olumsuz etkilendi. New York'ta duman nedeniyle görüş mesafesi düşerken, havayolu şirketleri bazı uçuşları ertelemek zorunda kaldı. ABD Ulusal Hava Durumu Servisi, dumanın önümüzdeki günlerde New England bölgesine doğru ilerleyeceğini tahmin ediyor.
İklim değişikliği ve yangınların sıklığı
Kanada'da her yıl orman yangınları yaşansa da, son yıllarda yangınların şiddeti ve sıklığı artış gösterdi. Bilim insanları, bu durumu iklim değişikliğine bağlıyor. Artan sıcaklıklar ve kuraklık, orman yangınları için uygun koşullar yaratıyor. Ontario ve Alberta gibi eyaletlerde yangın sezonu daha erken başlarken, daha geniş alanları etkisi altına alıyor. Bu yıl Kanada'da şu ana kadar 2 milyon hektardan fazla ormanlık alan kül oldu; bu, on yıllık ortalamanın oldukça üzerinde.
Yangınların yol açtığı duman bulutları, sadece Kanada ve ABD'yi değil, zaman zaman Atlantik Okyanusu'nu aşarak Avrupa'ya kadar ulaşabiliyor. Benzer bir durum 2023 yazında da yaşanmış, New York ve Toronto'da hava kalitesi rekor seviyede kötüleşmişti. Bu durum, ülkeler arasında sınır aşan hava kirliliği sorununu da gündeme getiriyor.
Kanada hükümeti, yangınlarla mücadele için ordu personelini seferber ederken, uluslararası yardım çağrısında bulundu. Avustralya, ABD ve Meksika gibi ülkelerden itfaiye ekipleri Kanada'ya destek veriyor. Ancak uzmanlar, yangınların kontrol altına alınmasının haftalar sürebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kanada'daki orman yangınları, Türkiye'nin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Akdeniz ve Ege bölgelerinde her yaz yaşanan orman yangınları, iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık ve şiddetli hale geliyor. Türkiye'nin yangınla mücadele kapasitesini artırması, erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi ve iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırması gerekiyor. Ayrıca, sınır aşan hava kirliliği ve duman bulutları, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede ortak çevre politikalarının önemini ortaya koyuyor. Bu tür felaketler, küresel iş birliğinin ve iklim değişikliğiyle mücadelenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.