Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Nisan ayı dönem başkanı Hindistan, çatışma bölgelerinde okulları ve çocukları hedef alan saldırıların faillerinin uluslararası toplum tarafından hesap vermeye zorlanması gerektiğini belirtti. Hindistan'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Parvathaneni Harish, BMGK'nın "Çocuklar ve Silahlı Çatışma" konulu oturumunda yaptığı konuşmada, çatışmalarda çocukların korunması için mevcut uluslararası hukuk mekanizmalarının yetersiz kaldığını ve ihlallerin faillerine yönelik caydırıcı yaptırımların artırılması gerektiğini söyledi. Harish, "çocuklara yönelik en ağır ihlallerin faillerinin, özellikle de okulları ve hastaneleri hedef alanların, cezasız kalmaması için somut adımlar atılmalı" ifadelerini kullandı.
BM verileri: 2025'te rekor düzeyde ihlal
BM'nin Çocuklar ve Silahlı Çatışma Özel Temsilcisi Virginia Gamba, oturumda sunduğu raporda, 2025 yılında dünya genelinde doğrulanmış 38 bin 558 ağır ihlalin kayıtlara geçtiğini ve bu ihlallerden 24 bin 174 çocuğun etkilendiğini bildirdi. Etkilenen çocukların 15 bin 493'ünün erkek, 7 bin 990'ının kız olduğu, 691 çocuğun ise cinsiyetinin belirlenemediği kaydedildi. Gamba, bu rakamların BM'nin çocukları silahlı çatışmalarda izleme ve raporlama mekanizmasının başladığı 2005 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştığına dikkat çekti. En yaygın ihlaller arasında çocukların öldürülmesi ve sakat bırakılması, silahlı gruplar tarafından zorla askere alınması, okullara ve hastanelere yönelik saldırılar, kaçırma ve cinsel şiddet yer alıyor. Raporda, çatışmaların yoğunlaştığı Gazze, Sudan, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Myanmar ve Ukrayna gibi ülkelerde çocukların orantısız şekilde zarar gördüğü vurgulandı.
Hindistan, BMGK dönem başkanlığı süresince çocukların korunmasına öncelik verirken, özellikle eğitim hakkının güvence altına alınması için okulların askeri amaçlarla kullanılmaması çağrısında bulundu. Büyükelçi Harish, Hindistan'ın 2019'da BM Genel Kurulu'nda kabul edilen "çatışma bölgelerinde okulların korunması" kararına ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, üye devletlere bu kararın uygulanması için daha fazla çaba gösterme çağrısı yaptı. Ayrıca, çatışma bölgelerinde çocuklara insani yardım erişiminin artırılması ve silahlı gruplarla yapılan ateşkes anlaşmalarında çocuk koruma maddelerinin yer alması gerektiğini belirtti.
Ceza yaptırımları ve uluslararası hukuk
BMGK oturumunda konuşan diğer ülkelerin temsilcileri de çocuklara yönelik ihlallerin faillerine yaptırım uygulanmasının önemine vurgu yaptı. Fransa, çocukları hedef alan kişi ve gruplara yönelik hedefli yaptırımların (seyahat yasağı, mal varlığı dondurma) AB düzeyinde artırıldığını açıklarken, Birleşik Krallık ise bu tür ihlallerin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) sevk edilmesi gerektiğini savundu. ABD, çocuk asker kullanımını önleme programlarına desteğini sürdüreceğini belirtirken, Rusya ise bazı ülkelerin BM raporlarında "ortak liste" olarak adlandırılan ülkeler listesine alınmasının siyasi saiklerle yapıldığını iddia ederek eleştirdi.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de yazılı açıklamasında, çatışmaların çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisinin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, tüm tarafları uluslararası insancıl hukuka uymaya çağırdı. Guterres, "Her çocuğun okula güvenle gitme, oyun oynama ve sağlıklı büyüme hakkı vardır. Bu hakların ihlali, sadece bireylere değil, tüm toplumların geleceğine yönelik bir saldırıdır" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye ve Irak'ta PKK/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütlerinin çocukları kaçırma, zorla askere alma ve eğitim haklarını engelleme gibi ihlallerine karşı mücadele ederken, uluslararası platformlarda çocuk koruma mekanizmalarının güçlendirilmesini desteklemektedir. BM'nin bu dönemdeki raporu, Türkiye'nin özellikle sınır ötesi operasyonları sırasında sivillerin ve çocukların korunmasına yönelik hassasiyetini teyit ederken, benzer ihlalleri gerçekleştiren aktörlere karşı uluslararası yaptırımların artırılmasının Ankara'nın çıkarlarına uygun olduğu söylenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin ev sahipliğindeki BM barış girişimleri ve insani yardım çalışmaları, çatışmalardan etkilenen çocuklara yönelik somut adımlar olarak öne çıkmaktadır.