Japonya'nın Okinawa adasında konuşlu ABD askeri birlikleri, bir deniz piyadesinin yerel bir kadını soymak ve öldürmek şüphesiyle gözaltına alınmasının ardından cuma gecesinden itibaren gece yarısı ile sabah 05.00 arasında geçerli olacak bir ay süreli gece sokağa çıkma yasağı uygulayacağını açıkladı. Bölgesel koordinatör, Salı günü yaptığı açıklamada, adadaki tüm ABD askeri personelinin ayrıca 48 saatlik operasyonel bir ara vereceğini duyurdu. Karar, adada uzun süredir birikmiş olan gerginliği yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
Okinawa, Japonya'nın en güneybatısındaki adalar zincirinin en büyüğü ve ülke topraklarının yalnızca yüzde 0,6'sını oluşturmasına rağmen, ABD'nin Japonya'daki askeri varlığının yaklaşık yüzde 70'ine ev sahipliği yapıyor. Adada yaklaşık 26 bin ABD askeri ve onlara bağlı on binlerce sivil personel ile aile üyesi bulunuyor. Bu yoğunluk, yerel halk ile ABD ordusu arasında on yıllardır süren bir gerilimin kaynağı. Özellikle 1995 yılında üç ABD askerinin 12 yaşındaki bir kız çocuğuna yönelik cinsel saldırısı, adada kitlesel protestolara ve ABD askeri varlığının sorgulanmasına yol açmıştı. O tarihten bu yana zaman zaman benzer olaylar patlak veriyor ve her seferinde Okinawa halkının öfkesi sokaklara taşınıyor.
Son olayda gözaltına alınan deniz piyadesinin kimliği henüz resmi olarak açıklanmadı. Yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü ve şüphelinin ABD askeri yetkililerine teslim edildiğini belirtti. Japon polisi, olayın detaylarını kamuoyuyla paylaşmaktan kaçınıyor; ancak yerel basına yansıyan bilgilere göre, kurbanın 20'li yaşlarında bir kadın olduğu ve olayın gece saatlerinde bir eğlence bölgesinde meydana geldiği ifade ediliyor. ABD ordusu, olayın ardından derhal harekete geçerek tüm personel için gece sokağa çıkma yasağı ve operasyonel duraklama kararı aldı. Bu tür önlemler, geçmişte de benzer olaylardan sonra kısa süreliğine uygulanmıştı.
Okinawa Valisi Denny Tamaki, olayla ilgili yaptığı açıklamada duyduğu öfkeyi dile getirerek, ABD askeri varlığının adada yarattığı güvenlik endişelerine dikkat çekti. Tamaki, Japon hükümetine ve ABD ordusuna çağrıda bulunarak, askeri personelin disiplinini sağlayacak kalıcı önlemler alınmasını ve adadaki üslerin yükünün hafifletilmesini istedi. Okinawa halkının büyük bölümü, adadaki ABD üslerinin kaldırılmasını veya en azından küçültülmesini talep ediyor. Özellikle Futenma Hava Üssü'nün yerleşim yerlerinin ortasından taşınması projesi yıllardır tartışılıyor; ancak henüz somut bir adım atılamadı.
Bölgesel ve küresel boyut
Okinawa'daki ABD askeri varlığı, Washington'ın Doğu Asya'daki güvenlik stratejisinin temel taşlarından biri. Çin'in askeri modernizasyonu ve Kuzey Kore'nin nükleer programı karşısında ABD, Japonya ile ittifakını güçlendirmeye devam ediyor. Ancak yerel halkın tepkisi, bu stratejinin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Japonya Başbakanı Fumio Kishida hükümeti, ABD ile savunma işbirliğini derinleştirme yönünde adımlar atarken, Okinawa'daki olaylar Tokyo'nun elini zayıflatabilir. Her yeni olay, Japonya'da ABD karşıtı duyguları besliyor ve sol partiler ile sivil toplum örgütleri, üslerin kapatılması çağrılarını yükseltiyor.
Öte yandan, ABD ordusunun olay sonrası hızlı bir şekilde sokağa çıkma yasağı ilan etmesi, Washington'ın yerel tepkiyi yatıştırma çabası olarak yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, bu tür geçici önlemlerin kalıcı bir çözüm sunmadığını, aksine sorunun kökenine inilmesi gerektiğini vurguluyor. ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmaması dikkat çekiyor. Olayın, ABD-Japonya ittifakındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne serdiği belirtiliyor.
Bölgesel güvenlik açısından bakıldığında, Okinawa'daki istikrarsızlık, Doğu Çin Denizi ve Tayvan Boğazı'ndaki gerilimlerin arttığı bir dönemde ABD'nin bölgedeki askeri hazırlığını olumsuz etkileyebilir. Çin, Japonya ve ABD arasındaki stratejik rekabetin ortasında, Okinawa'daki yerel hoşnutsuzluk, Pekin'in propaganda malzemesi olarak kullanabileceği bir koz haline gelebilir. Ayrıca, Güney Kore ve Guam gibi diğer ABD üs bölgelerinde de benzer sorunlar yaşanıyor; bu da Washington'ın Asya-Pasifik'teki askeri varlığını yönetme konusunda yapısal zorluklarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Okinawa'daki bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'nin müttefiklik ilişkilerinde karşılaştığı yerel tepkiler açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, kendi topraklarında barındırdığı yabancı askeri personel (örneğin İncirlik Üssü'ndeki ABD unsurları) konusunda zaman zaman benzer egemenlik ve güvenlik tartışmaları yaşıyor. Okinawa örneği, ev sahibi ülkenin yerel halkının güvenlik endişelerinin, stratejik ittifakların sürdürülebilirliği üzerindeki etkisini gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin Asya-Pasifik'teki askeri varlığına odaklanması, küresel güç dengelerinde Türkiye'nin bölgesel rolünü dolaylı olarak etkileyebilir; zira Washington'ın dikkat ve kaynaklarının bir kısmını Doğu Asya'ya kaydırması, Orta Doğu ve Karadeniz'deki angajmanını sınırlayabilir. Bu durum, Türkiye'nin savunma ve dış politika hedefleri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir.