İngiltere'de bir öğretmen, evlatlık oğlu iki yaşındaki Preston Davey'i aylar boyunca cinsel ve fiziksel istismara maruz bırakarak öldürmekten suçlu bulundu ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Leicester Crown Court'ta görülen davada Jamie Varley (34), çocuğa karşı işlediği vahşi suçlardan dolayı en ağır cezayı aldı. Yargıç, Varley'in suçlarının 'olağanüstü vahşet' içerdiğini ve toplum için ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, sanığın tahliye edilmemesi yönünde karar verdi.
Olayın Arka Planı
Küçük Preston, Aralık 2020'de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı ve kısa süre sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda, çocuğun vücudunda çok sayıda eski ve yeni kırık, morluk ve cinsel istismar izleri bulunduğu belirtildi. Savcılık, Varley'in aylar boyunca çocuğa sistematik olarak işkence ettiğini, onu aç bıraktığını ve defalarca cinsel saldırıda bulunduğunu kanıtladı. Sanık, başlangıçta suçlamaları reddetmiş olsa da, mahkeme jürisi oybirliğiyle suçlu kararı verdi. Varley, cinayet, cinsel istismar ve çocuğa karşı zalimane muamele dahil olmak üzere 12 ayrı suçtan mahkum edildi.
Toplumsal Tepkiler ve Adalet Süreci
Dava, İngiltere'de evlat edinme sisteminin denetimi konusunda tartışmaları yeniden alevlendirdi. Preston, 2019 yılında Varley ve eşi tarafından evlat edinilmişti. Sosyal hizmetler raporlarında, ailede herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı belirtilmiş, ancak komşular ve okul yetkilileri çocuğun sürekli morluklar ve içine kapanıklık gösterdiğini ifade etmişti. Mahkeme, sosyal hizmetlerin ve polisin ihmalini de sorguladı; ancak asıl suçun Varley'e ait olduğunu vurguladı. Kararın ardından kurbanın ailesi adına konuşan avukat, 'Preston artık acı çekmiyor. Jamie Varley, soğukkanlı bir canavar ve bir daha asla topluma karışmamalı' dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, evlat edinme süreçlerinde çocuk koruma mekanizmalarının ne denli hayati olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Türkiye'de de son yıllarda evlat edinme ve koruyucu aile sistemi geliştirilmeye çalışılıyor. Ancak bu tür olaylar, denetim ve psikolojik tarama süreçlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini gösteriyor. Uluslararası anlamda, Türkiye Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne taraf olarak benzer trajedilerin önlenmesi için sosyal hizmetlerde şeffaflık ve hesap verebilirliği artırmalı; bu tür davalardan çıkarılan dersleri kendi mevzuatına yansıtmalıdır.