Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Birleşik Krallık kamu maliyesinin kötüleşmesi durumunda hükümetin elindeki en güçlü vergi aracının Katma Değer Vergisi (KDV) olduğunu belirtti. Yeni yayımlanan raporda, uzun vadeli reformların harcama disiplinine odaklanması gerektiği vurgulanırken, emekli maaşlarına uygulanan üçlü kilidin (triple lock) kaldırılması önerildi. OECD ayrıca İngiltere'nin vergi sistemini daha verimli hale getirmesi için KDV oranlarının genişletilmesini ve istisnaların azaltılmasını tavsiye ediyor.
Raporun detayları ve öneriler
OECD'nin Birleşik Krallık ekonomisine ilişkin yıllık değerlendirmesinde, kamu borcunun gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) oranının yüksek seyrettiği ve yaşlanan nüfus, sağlık harcamaları ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi faktörlerin mali baskıyı artırdığı belirtildi. Raporda, "Kamu maliyesinin sürdürülebilirliğini sağlamak için hem gelir artırıcı hem de harcama kısıcı önlemlere ihtiyaç var" denildi. Vergi tarafında KDV'nin diğer vergilere kıyasla daha az ekonomik bozucu etkisi olduğu ve tabanının genişletilebileceği ifade edildi. Halihazırda İngiltere'de gıda, çocuk giyimi ve kitaplar gibi birçok temel ürün KDV'den muaf tutuluyor. OECD bu muafiyetlerin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını öneriyor.
Harcama tarafında ise en tartışmalı öneri, emekli maaşlarına uygulanan üçlü kilit mekanizmasının sonlandırılması. Bu sistem, emekli maaşlarının enflasyon, ortalama kazanç artışı veya %2,5'un en yükseğine göre artmasını sağlıyor. OECD, bu mekanizmanın kamu harcamalarını gereksiz yere artırdığını ve nesiller arası eşitsizliği derinleştirdiğini savunuyor. Bunun yerine maaş artışlarının enflasyonla sınırlandırılması öneriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Birleşik Krallık'ın mali durumu yalnızca ülke içinde değil, küresel piyasalarda da yakından izleniyor. Brexit sonrası ticaret ilişkilerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, İngiltere'nin bütçe disiplinini sağlaması uluslararası yatırımcı güveni açısından kritik. OECD'nin önerileri, benzer mali zorluklarla karşılaşan diğer gelişmiş ekonomiler için de bir referans niteliği taşıyor. Özellikle pandemi sonrası artan kamu borçları ve yaşlanan nüfusun yarattığı baskı, birçok ülkeyi vergi ve harcama reformlarına yöneltiyor. İngiltere'nin atacağı adımlar, küresel ekonomideki maliye politikası tartışmalarına yön verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
OECD'nin İngiltere için hazırladığı bu rapor, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye de benzer şekilde yüksek enflasyon ve kamu maliyesi baskılarıyla karşı karşıya. KDV'nin mali disiplin aracı olarak kullanılması, Türkiye'de de tartışılan bir konu. Ancak Türkiye'nin mevcut KDV yapısı zaten yüksek oranlar ve dar taban sorunuyla boğuşuyor. Raporda emekli maaşlarına yönelik üçlü kilit eleştirisi, Türkiye'deki sosyal güvenlik reformlarıyla da bağlantılı olarak değerlendirilebilir. Türkiye'nin kamu harcamalarını kontrol altına almak ve vergi sistemini verimli hale getirmek için benzer reformları gündeme alması gerekebilir. OECD'nin uzun vadeli perspektifi, Türkiye'nin orta vadeli mali planlamasına ışık tutabilir.