Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), işgal altındaki Batı Şeria'da artan yerinden edilme ve bekleyen yıkım kararlarının Filistinli çocukların eğitimini ciddi şekilde sekteye uğrattığını açıkladı. OCHA'nın son raporuna göre, özellikle İsrail yerleşim birimlerine yakın bölgelerde yaşayan topluluklar, evlerini kaybetme korkusuyla okullara erişimde büyük zorluk çekiyor. Birçok okul binası yıkım tehdidi altında bulunuyor ve öğrenciler her gün kontrol noktalarından geçmek, alternatif güzergâhlar kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum, eğitim hakkının sistematik olarak ihlal edilmesi anlamına geliyor.
Yerinden Edilme ve Yıkım Tehdidi Altında Eğitim
OCHA'nın verilerine göre, Batı Şeria'da 2023 yılında 800'den fazla Filistinli yapı yıkıldı veya el konuldu; bu yapılar arasında okullar da bulunuyor. İsrail makamları, söz konusu yapıların ruhsatsız olduğunu öne sürerken, Filistinliler ve uluslararası kuruluşlar, işgal altındaki bölgelerde Filistinlilere ruhsat verilmesinin neredeyse imkânsız olduğunu belirtiyor. Bu durum, planlı yerinden edilme politikalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle C bölgesi olarak adlandırılan ve tamamen İsrail kontrolünde olan alanlarda, Filistin toplulukları sürekli baskı altında tutuluyor.
Eğitim alanındaki kriz, sadece fiziksel altyapı sorunlarıyla sınırlı değil. Öğrenciler, okula giderken İsrail askerlerinin ve yerleşimcilerin saldırılarına maruz kalıyor. OCHA, 2023'ün ilk yarısında eğitimle ilgili 200'den fazla ihlal kaydetti. Bu ihlaller arasında göz yaşartıcı gaz kullanımı, okul çevresinde askeri tatbikatlar, öğrenci ve öğretmenlerin gözaltına alınması yer alıyor. Ayrıca, yerleşimci şiddeti nedeniyle bazı okulların kapanmak zorunda kaldığı bildiriliyor.
Yerinden edilme, eğitimin sürekliliğini de baltalıyor. Aileler, evlerini kaybetme korkusuyla çocuklarını okula göndermekte tereddüt ediyor. Özellikle kız çocukları, artan güvenlik endişeleri nedeniyle eğitimden uzaklaşıyor. OCHA, bu durumun uzun vadede Filistin toplumunda kuşaklar arası bir eğitim kaybına yol açacağı uyarısında bulunuyor.
Uluslararası Hukuk ve Sorumluluk
Uluslararası hukuka göre, işgalci güç olarak İsrail, işgal altındaki topraklarda yaşayan sivillerin temel haklarını, including eğitim hakkını, korumakla yükümlü. Ancak Birleşmiş Milletler ve bağımsız insan hakları kuruluşları, İsrail'in bu yükümlülüklerini sistematik olarak ihlal ettiğini belgeliyor. OCHA raporları, bu ihlallerin cezasız kaldığını ve uluslararası toplumun etkili bir yaptırım uygulamadığını gösteriyor.
Filistin yönetimi ve insan hakları örgütleri, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırıyor. Ancak, BM Güvenlik Konseyi'nde yaşanan siyasi tıkanıklık ve ABD'nin İsrail'e verdiği destek, somut adımlar atılmasını engelliyor. Bu durum, bölgede insani krizin daha da derinleşmesine neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Batı Şeria'daki eğitim krizi, Türkiye'nin Filistin politikası açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, uzun süredir Filistin davasını destekliyor ve iki devletli çözümü savunuyor. Ancak, artan yerinden edilme ve yıkımlar karşısında Türkiye'nin diplomatik girişimleri sınırlı kalıyor. Bölgedeki insani kriz, Türkiye'nin Orta Doğu'daki barış ve istikrar hedeflerini doğrudan etkiliyor. Ayrıca, Türkiye'deki Filistinli mülteciler ve kamuoyundaki hassasiyet, hükümetin daha aktif bir politika izlemesi yönünde baskı oluşturuyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin lehine daha güçlü bir duruş sergilemesini gerektirebilir.