Centers for Medicare & Medicaid Services (CMS) verilerine göre, ABD'deki Obamacare (Uygun Fiyatlı Bakım Yasası) kapsamındaki sağlık sigortası kayıtlarında eyaletler arasında büyük farklılıklar gözlemleniyor. Ohio, Oklahoma, Arizona, Güney Karolina ve Minnesota, kayıtlardaki en derin düşüşleri yaşayan eyaletler olarak öne çıkıyor. Bu durum, Başkan Donald Trump yönetiminin sağlık sigortası kurallarında yaptığı değişikliklerin ve federal desteklerin azaltılmasının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Özellikle Ohio ve Oklahoma'da kayıtlardaki düşüş oranları yüzde 30'u aşarken, Arizona, Güney Karolina ve Minnesota'da da benzer eğilimler görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Obamacare olarak bilinen Uygun Fiyatlı Bakım Yasası, 2010 yılında Başkan Barack Obama döneminde yürürlüğe girmişti. Yasa, milyonlarca Amerikalıya sağlık sigortasına erişim imkanı sağlamıştı. Ancak Trump yönetimi, göreve geldiğinden bu yana yasayı zayıflatmaya yönelik adımlar attı. 2025 yılında yapılan düzenlemelerle birlikte, sigorta planlarının asgari kapsam standartları gevşetildi ve federal sübvansiyonlar azaltıldı. Ayrıca, kayıt dönemi süresi kısaltıldı ve tanıtım bütçeleri kesildi. Bu değişiklikler, özellikle düşük gelirli ve kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların sigorta kayıtlarını olumsuz etkiledi.
Ohio, Oklahoma ve Arizona gibi muhafazakar eyaletlerde, Obamacare'in genişletilmiş Medicaid programı da benzer şekilde daraltıldı. Bu eyaletler, federal yardımları reddederek veya katı çalışma şartları getirerek kayıtları sınırlandırdı. Sonuç olarak, bu eyaletlerde sigortasız nüfus oranı yeniden yükselişe geçti. Örneğin Ohio'da 2024 yılına göre kayıtlardaki düşüş yüzde 35'e ulaşırken, Oklahoma'da bu oran yüzde 32 olarak kaydedildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Obamacare kayıtlarındaki bu düşüş, ABD sağlık sisteminde derinleşen eşitsizlikleri gözler önüne seriyor. Düşük gelirli eyaletlerde sigorta kapsamının daralması, sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunlara yol açıyor. Bu durum, hastane acil servislerine olan yükü artırırken, önlenebilir hastalıkların tedavisinde gecikmelere neden oluyor. Küresel çapta ise, ABD'nin sağlık sigortası modeli diğer ülkeler için bir referans noktası olmaya devam ediyor. Obamacare'in zayıflaması, özellikle gelişmekte olan ülkelerde evrensel sağlık kapsamına yönelik çabaları olumsuz etkileyebilir.
Öte yandan, kayıtlardaki düşüşün siyasi yansımaları da büyüyor. Demokrat Parti, Obamacare'in korunması ve güçlendirilmesi için mücadele ederken, Cumhuriyetçi Parti içinde ise yasanın tamamen kaldırılması yönünde sesler yükseliyor. 2026 ara seçimleri öncesinde bu konu, seçmenlerin ilgisini çekecek kilit meselelerden biri haline gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Obamacare kayıtlarındaki düşüş, Türk sağlık sistemi için doğrudan bir referans olmasa da, ABD'nin sağlık politikalarındaki bu tür dalgalanmalar küresel sağlık sigortası modellerini etkileyebilir. Türkiye, Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemiyle nüfusun büyük bir kısmını kapsama almış durumda. ABD'deki gelişmeler, sigorta kapsamının daraltılmasının toplum sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini göstererek, Türkiye'nin GSS sistemini sürdürülebilir kılma çabalarına dolaylı bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, ABD'de sigortasız nüfusun artması, küresel sağlık güvenliği açısından da risk oluşturabilir; bu durum, uluslararası seyahat ve ticaret yoluyla bulaşıcı hastalıkların yayılma potansiyelini artırabilir.