ABD'de Obamacare olarak bilinen Uygun Fiyatlı Bakım Yasası (ACA) kapsamındaki sağlık sigortası kayıtlarında ciddi düşüşler yaşanıyor. Medicare ve Medicaid Hizmetleri Merkezi (CMS) verilerine göre Ohio, Oklahoma, Arizona, Güney Carolina ve Minnesota, en büyük kayıpları yaşayan eyaletler oldu. Bu düşüş, özellikle Trump yönetiminin 2026 yılında yürürlüğe giren yeni kuralları ve sağlık sigortası piyasasında kuralsızlaştırma çabalarıyla ilişkilendiriliyor.
Kayıtlardaki düşüşün arka planı
Axios'un haberine göre, Ohio'da kayıtlı kişi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 25 oranında azaldı. Oklahoma'da bu oran yüzde 22, Arizona'da yüzde 19, Güney Carolina'da yüzde 17 ve Minnesota'da yüzde 15 olarak gerçekleşti. Bu eyaletlerin ortak özelliği, Trump yönetiminin kısa vadeli sağlık planlarına ve dernek temelli planlara daha fazla esneklik tanıması sonucu, ACA piyasasının cazibesini yitirmesi.
Obamacare, 2010 yılında Başkan Barack Obama döneminde çıkarılan ve milyonlarca Amerikalıya sağlık sigortası sağlayan bir yasaydı. Ancak Trump yönetimi, 2026 yılında aldığı bir dizi kararla, sigorta şirketlerinin fiyatlandırma ve kapsam konusunda daha esnek davranmasına izin verdi. Bu durum, özellikle düşük gelirli kesimler için primlerin artmasına ve kayıtların düşmesine neden oldu.
Bölgesel ve ulusal boyut
Düşüşün en fazla olduğu eyaletler, genellikle muhafazakar yönetimlere sahip ve ACA'ya karşı dava açan eyaletler. Ohio, Oklahoma ve Arizona, Trump döneminde ACA'ya karşı açılan davalara destek veren eyaletler arasında yer alıyor. Ayrıca, bu eyaletlerde Medicaid genişlemesi yapılmamış olması da düşüşte etkili. Minnesota ise Demokrat yönetimine sahip olmasına rağmen, yüksek maliyetler nedeniyle benzer sorunlar yaşıyor.
Ulusal düzeyde, 2026 yılında ACA piyasasına kayıt yaptıranların sayısı 2016 yılına göre yaklaşık yüzde 20 azalmış durumda. Uzmanlar, bu eğilimin devam etmesi halinde, özellikle pandemi sonrası sağlık krizlerine karşı kırılganlığın artabileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, ABD'de sağlık sigortası kapsamının daralması küresel sağlık politikaları açısından önemli bir işaret olarak değerlendirilebilir. ABD'nin sağlık alanında yaşadığı bu dönüşüm, diğer ülkelere sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği konusunda dersler sunuyor. Türkiye, kendi sağlık reformlarını (Genel Sağlık Sigortası, Şehir Hastaneleri) planlarken, ABD'deki kuralsızlaştırma deneyiminden kaçınarak evrensel kapsamı korumalıdır. Ayrıca, Türkiye'nin sağlık turizmi ve uluslararası hasta kabulü gibi alanlarda ABD'deki bu değişimden etkilenmesi beklenmez, ancak ABD'deki ilaç fiyatlandırması ve patent politikaları Türkiye'nin ilaç erişimini dolaylı olarak etkileyebilir.