New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kenti ziyaret etmesi halinde savaş suçu iddialarıyla tutuklanması için yasal yetkisinin bulunmadığını açıkladı. Mamdani, daha önce bu yönde bir adım atmayı değerlendirdiğini belirtmişti ancak yapılan hukuki inceleme sonucunda New York şehrinin bu konuda yetkili olmadığı sonucuna varıldı.
Gelişmenin Arka Planı
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, 22 Temmuz'da yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun New York'u ziyaret etmesi durumunda Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) savaş suçu iddiaları kapsamında tutuklanması için gerekli yasal yetkiye sahip olmadığını belirtti. Mamdani, daha önce konuyla ilgili olarak "Netanyahu'nun savaş suçlarından sorumlu olduğuna inanıyorum, ancak New York şehri olarak bu konuda harekete geçme yetkimiz yok" ifadelerini kullandı. Mamdani'nin bu açıklaması, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç iddialarıyla ilgili soruşturma başlatmasının ardından geldi. UCM, Gazze'deki çatışmalar sırasında işlenen olası savaş suçlarını araştırıyor. Mamdani, daha önce Netanyahu'nun ziyareti halinde tutuklama emri çıkarabileceğini ima etmişti, ancak hukuki danışmanlarının bu konuda New York şehrinin yetkili olmadığını bildirmesi üzerine bu kararından vazgeçtiğini duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
New York Belediye Başkanı'nın bu açıklaması, uluslararası hukuk ve diplomasi açısından önemli bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. ABD, UCM'nin yetkisini tanımıyor ve mahkemenin soruşturmalarına karşı çıkıyor. Bu durum, Netanyahu'nun ABD ziyareti sırasında herhangi bir hukuki riskle karşılaşmayacağı anlamına geliyor. Ancak, UCM'ye taraf olan ülkelerde Netanyahu'nun ziyareti halinde tutuklanma riski bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda, Güney Afrika'nın UCM'ye başvurarak Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarılmasını talep etmesi, konunun uluslararası boyutunu gözler önüne sermişti. UCM, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlarla ilgili olarak İsrail yönetimine yönelik soruşturmasını sürdürüyor. Mamdani'nin yetkisizlik açıklaması, ABD'nin uluslararası mahkemelerin yetkisini tanımama politikasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve İsrail'in Gazze'deki eylemlerine yönelik sert eleştirileriyle biliniyor. Ankara, UCM'nin İsrail yönetimine yönelik soruşturmalarını desteklerken, Netanyahu'nun uluslararası alanda yargılanması gerektiğini savunuyor. New York Belediye Başkanı'nın tutuklama yetkisinin olmadığını açıklaması, Türkiye'nin İsrail'e yönelik uluslararası baskıyı artırma çabaları açısından bir engel olarak görülse de, UCM sürecinin devam etmesi Türkiye'nin diplomatik hedefleriyle örtüşüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve hesap verebilirlik vurgusunu sürdürmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.