Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, ülkede ilkokul öğrencilerinin yapay zeka araçlarını eğitim amaçlı kullanmasına neredeyse tam bir yasak getirildiğini, daha büyük yaş grubundaki öğrenciler için ise sıkı kısıtlamalar uygulanacağını duyurdu. Karar, özellikle son yıllarda eğitimde görülen başarı düşüşünü tersine çevirmek ve öğrencilerin öğrenim sürecine olumsuz etkiyi engellemek amacıyla alındı. Støre, yapay zekanın dikkat dağıtıcı etkisinin altını çizerek, eleştirel düşünme ve yaratıcılık gibi temel becerilerin gelişimini sekteye uğratabileceğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Norveç, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sınavlarında son yıllarda ciddi bir düşüş yaşıyor. 2018'de okuma, matematik ve fen bilimleri alanlarında OECD ortalamasının üzerinde olan ülke, 2022 sonuçlarında belirgin bir gerileme kaydetti. Özellikle okuma becerilerindeki düşüş, eğitim yetkililerini harekete geçirdi. Yapay zeka araçlarının, özellikle üretken yapay zeka (generative AI) uygulamalarının, ödevlerde ve sınıf içi etkinliklerde aşırı kullanımının öğrencilerin kendi çaba ve düşünme süreçlerini bypass etmesine yol açtığı tespit edildi.
Başbakan Støre, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yapay zeka araçları birer yardımcı olarak tasarlanmış olsa da, çocuklarımızın temel öğrenme süreçlerine zarar veriyor. Biz, eğitimde teknolojinin doğru kullanımını destekliyoruz ancak bu araçların öğrencilerin gelişimini engellememesi için sınırlar koymak zorundayız" ifadelerini kullandı. Yeni düzenlemeyle, 1-7. sınıflar (yaklaşık 6-13 yaş) arasındaki öğrencilerin yapay zeka tabanlı araçları kullanması neredeyse tamamen yasaklanırken, 8-10. sınıflar (13-16 yaş) için seçici bir izin sistemi getirildi. Lise düzeyinde ise öğretmenlerin denetiminde belirli derslerde kullanılabilecek.
Bölgesel ve küresel boyut
Norveç'in bu adımı, İskandinav ülkeleri arasında eğitimde yapay zeka kullanımına yönelik en sert düzenleme olarak öne çıkıyor. İsveç ve Danimarka daha temkinli bir yaklaşım sergilerken, Finlandiya yapay zekayı müfredata entegre etmeye yönelik pilot projeler yürütüyor. Küresel ölçekte ise Fransa, İtalya ve Avustralya gibi ülkeler benzer endişelerle okullarda yapay zeka kullanımını kısıtlama yönünde adımlar attı. UNESCO da 2023 yılında yayımladığı raporda, yapay zeka araçlarının eğitimde etik ve pedagojik risklerine dikkat çekmiş, ülkeleri bu konuda kapsamlı düzenlemeler yapmaya çağırmıştı.
Norveç'in kararı, teknoloji şirketleri tarafından eleştirilere yol açtı. OpenAI ve Google gibi şirketler, yapay zeka araçlarının eğitimde fırsat eşitliği yaratabileceğini ve kişiselleştirilmiş öğrenmeyi mümkün kıldığını savunuyor. Ancak Støre, bu argümanlara karşı "Öğrencilerimizin yetişkin olduklarında yapay zekayı nasıl kullanacaklarını öğrenmeleri elbette önemli. Ancak bunun için önce sağlam bir temel eğitime ihtiyaçları var. Okuma-yazma, matematik ve eleştirel düşünme gibi beceriler olmadan yapay zeka sadece bir koltuk değneği olur" yanıtını verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Norveç'in bu kararı, Türkiye'de de eğitimde yapay zeka kullanımına yönelik tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Türkiye, PISA sıralamalarında OECD ortalamasının altında yer alırken, özellikle okuma ve matematik alanlarında ciddi bir düşüş yaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın dijital dönüşüm programı kapsamında yapay zeka araçlarını müfredata entegre etme çabaları, Norveç'in bu hamlesiyle birlikte yeniden değerlendirilebilir. Türkiye'nin eğitimde başarıyı artırmak için teknolojiyi doğru kullanma konusunda İskandinav modelinden ders çıkarması, özellikle temel becerilerin korunması açısından önemli bir stratejik adım olabilir.