Avustralya, ilk kez yüksek derecede bulaşıcı H5 kuş gribi virüsünü tespit etti. Bu gelişmeyle birlikte, dünyada henüz vakaya rastlanmamış son kıta da virüsle tanışmış oldu. Avustralya Tarım Bakanı Julie Collins, cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında, virüsün göçmen bir deniz kuşunda bulunduğunu belirtti. Bilim insanları, H5N1 alt türünün küresel yayılımının daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
Gelişmenin arka planı
Avustralya’da saptanan vaka, ülkenin güneyindeki Victoria eyaletinde gözlemlendi. Yetkililer, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla bölgedeki kümes hayvanları için karantina önlemleri aldı. Avustralya, daha önce diğer kuş gribi türleriyle karşılaşmış olsa da, H5 suşu ilk kez bu kıtada tespit ediliyor. Bu durum, virüsün küresel ölçekte ne denli etkili olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE), H5N1’in son yıllarda benzeri görülmemiş bir hızla yayıldığını açıkladı. 2021’den bu yana Asya, Avrupa, Afrika, Kuzey Amerika ve Güney Amerika’da on binlerce yabani kuş ve kümes hayvanı bu nedenle itlaf edildi. Avustralya’nın da virüsün yayıldığı bölgeler arasına girmesiyle, artık Antarktika dışında tüm kıtalarda H5 tespit edilmiş oldu.
Bölgesel ve küresel boyut
Virüsün göçmen kuşlar aracılığıyla taşınması, küresel yayılımı hızlandıran en önemli faktör. Avustralya’ya virüsü taşıyan deniz kuşunun, Antarktika veya Güneydoğu Asya’dan gelmiş olabileceği düşünülüyor. Avustralya, ada konumu sayesinde birçok salgından korunmayı başarmıştı, ancak H5’in bu kadar geniş bir coğrafyaya yayılması, ülkenin de etkilenmesini kaçınılmaz kıldı.
Bu gelişmenin ekonomik sonuçları da olabilir. Avustralya, dünyanın önde gelen tavuk eti ve yumurta ihracatçıları arasında yer alıyor. Virüsün yayılması halinde, ülkenin kümes hayvancılığı sektörü ciddi kayıplar yaşayabilir. Ayrıca, virüsün insanlara bulaşma riski düşük olsa da, WHO ve ulusal sağlık otoriteleri vaka sayılarını yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avustralya’nın H5 virüsüyle karşılaşması, Türkiye için de bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, göçmen kuşların yoğun rotalarından biri üzerinde yer alıyor. Eğer virüs Asya ve Avrupa arasında yayılmaya devam ederse, Türkiye’deki kümes hayvancılığı sektörü ve yabani kuş popülasyonu da risk altına girebilir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın mevcut biyogüvenlik önlemlerini gözden geçirmesi ve göçmen kuşların izlenmesine yönelik çalışmaları hızlandırması yerinde olacaktır. Ayrıca, dünya genelinde artan vakalar, küresel gıda tedarik zincirinde aksamalara yol açabileceği için Türkiye’nin tavuk ürünleri ticaretinde alternatif pazar arayışları önem kazanabilir.