Norveç'te kraliyet ailesini sarsan bir skandal karara bağlandı. Veliaht Prens Haakon'un üvey oğlu Marius Borg Hoiby (29), Oslo Bölge Mahkemesi tarafından iki ayrı tecavüz, bir kez aile içi şiddet ve diğer suçlamalardan suçlu bulunarak 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karar, Norveç kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, kraliyet ailesinin itibarına darbe vurdu. Hoiby'nin annesi Veliaht Prenses Mette-Marit'in 2001 yılında Prens Haakon ile evlenmesiyle kraliyet ailesine katılan genç adam, daha önce de bir dizi yasal sorunla gündeme gelmişti.
Gelişmenin arka planı
Mahkeme, Hoiby'nin 2020 ve 2021 yıllarında iki farklı kadına karşı tecavüz suçu işlediğine hükmetti. Kurbanlardan birinin eski kız arkadaşı olduğu belirtilen davada, Hoiby ayrıca bir kadına fiziksel şiddet uygulamak ve tehdit etmekten de suçlu bulundu. Savcılık, sanığın suçlarını sistematik bir şekilde işlediğini ve pişmanlık duymadığını öne sürdü. Hoiby, duruşmalar sırasında suçlamaların bir kısmını reddederken, mahkeme heyeti tanık ifadeleri ve delilleri dikkate alarak cezayı belirledi. Kararın ardından Hoiby'nin avukatı temyize başvuracaklarını açıkladı.
Hoiby'nin geçmişi de oldukça sarsıntılı. 2017 yılında hız sınırını aşarak araba kullanmaktan para cezasına çarptırılan Hoiby, 2021'de bir trafik kazasına karıştı ve alkollü araç kullanma şüphesiyle gözaltına alındı. 2022'de ise bir kadına yönelik tehdit ve taciz suçlamalarıyla karşı karşıya kalmış, ancak dava düşmüştü. Kraliyet ailesi, bu olayların ardından Hoiby'nin rehabilitasyon gördüğünü duyurmuş ancak son karar bu çabaların yetersiz kaldığını gösterdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, Norveç'te kraliyet ailesinin hukuk karşısındaki konumunu bir kez daha sorgulattı. Norveç Anayasası'na göre kraliyet ailesi üyeleri de sıradan vatandaşlar gibi yargılanabiliyor. Ancak Hoiby'nin kraliyet ailesiyle doğrudan kan bağı olmamasına rağmen, üvey babası Veliaht Prens Haakon nedeniyle bu ailenin bir parçası olarak görülmesi, kamuoyunda "imtiyaz" tartışmalarını alevlendirdi. Norveç'te monarşi, halkın yaklaşık %70'inin desteğine sahip olsa da, bu tür skandallar kurumun meşruiyetini zayıflatabiliyor. Skandala İskandinav medyası geniş yer ayırırken, özellikle İsveç ve Danimarka'da benzer kraliyet ailesi skandallarıyla karşılaştırmalar yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Norveç'teki bu dava, Türkiye ile doğrudan bir dış politika etkisi yaratmasa da, Avrupa'da kraliyet ailelerinin hukuki sorumluluğu ve cinsel şiddetle mücadele konularında önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de kadına yönelik şiddet ve tecavüz davaları sıklıkla gündeme gelirken, Norveç'teki bu karar, toplumun her kesiminden kişilerin yargı önünde eşit olduğu mesajını veriyor. Türk kamuoyu açısından, kraliyet ailesi gibi yüksek statülü bir ailenin bireyinin dahi yargılanabilmesi, hukukun üstünlüğü ilkesinin güçlü bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, İskandinav ülkelerindeki bu tür davalar, Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi ve İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası mekanizmaların kadın hakları konusundaki etkisini hatırlatmaktadır.