Nobel Kimya Ödülü sahibi ABD'li bilim insanı Omar Yaghi, Çin'e taşınarak Pekin'de bir yapay zeka (YZ) enstitüsü kuracağını açıkladı. Kararın arkasında, Trump yönetiminin ABD bilim fonlarında yarattığı kesintiler ve belirsizlikler olduğu belirtiliyor. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley'de görev yapan Yaghi, metal-organik kafesler (MOF) üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyor.
Gelişmenin arka planı
Omar Yaghi, 2018 yılında kimyasal bileşiklerin depolanması ve ayrıştırılmasında devrim yaratan metal-organik kafesler sayesinde Nobel Kimya Ödülü'nü kazanmıştı. Ancak son yıllarda ABD'de bilimsel araştırmalara ayrılan federal bütçelerdeki dalgalanmalar ve özellikle Ulusal Bilim Vakfı (NSF) ile Ulusal Sağlık Enstitüleri'ne (NIH) yönelik tehditler, birçok araştırmacıyı alternatif ülkeler aramaya itiyor.
Yaghi'nin Çin'e taşınma kararı, sadece kişisel bir tercih değil, aynı zamanda küresel bilim rekabetinde yaşanan güç kaymasının da bir göstergesi. Çin, son on yılda yapay zeka, malzeme bilimi ve nanoteknoloji gibi alanlara büyük yatırımlar yaparak dünyanın dört bir yanından yetenekleri çekmeyi başardı. Yaghi'nin kurmayı planladığı enstitü, özellikle YZ destekli malzeme keşfi ve kimyasal sentez alanlarında faaliyet gösterecek.
Yaghi, yaptığı açıklamada, "Çin'de bilimsel özgürlük ve finansal istikrarın, araştırmalarımı sürdürmek için daha elverişli olduğunu düşünüyorum" dedi. Ancak bu sözler, ABD'de bilim camiasında endişeye yol açtı. Birçok akademisyen, Trump yönetiminin "Önce Amerika" politikasının aslında beyin göçünü hızlandırdığını savunuyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Yaghi'nin taşınması, ABD-Çin teknoloji rekabetinde yeni bir döneme işaret ediyor. Çin, 2019'da yayımladığı Yapay Zeka Geliştirme Planı çerçevesinde 2030 yılına kadar bu alanda dünya lideri olmayı hedefliyor. Son yıllarda ülkeye gelen yabancı bilim insanı sayısında ciddi artış yaşanırken, ABD'de ise tersine bir eğilim gözleniyor.
ABD, uzun süredir bilimsel araştırmalarda küresel lider konumundaydı; ancak federal fonlardaki istikrarsızlık, vize politikalarındaki daralma ve siyasi kutuplaşma, bu avantajı zedeliyor. Yaghi gibi prestijli bir bilim insanının Çin'e gitmesi, diğer araştırmacılar için de örnek teşkil edebilir. Öte yandan, Çin'in bilimsel yayın sayısı ve patent başvuruları hızla artarken, ABD'nin bu alandaki üstünlüğü sorgulanır hale geliyor.
Bu gelişme, aynı zamanda küresel bilimsel iş birliğinin geleceği açısından da önemli. Bilim, doğası gereği sınır tanımaz; ancak artan jeopolitik gerilimler, araştırmacıları taraf seçmeye zorluyor. Yaghi'nin kararı, bu gerilimin bir yansıması olarak okunabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bilimsel araştırma ve yapay zeka alanında uluslararası iş birlikleri geliştirmeye çalışırken, bu tür beyin göçleri kendisi için de uyarıcı olmalıdır. ABD'deki fonlama sorunları, Türkiye'nin nitelikli araştırmacıları çekmek için bir fırsat oluşturabilir. Ancak aynı zamanda, Türk bilim insanlarının da benzer nedenlerle yurt dışına gitme riski bulunuyor. Bu nedenle, yerli bilim fonlarının istikrarı ve araştırma özgürlüğünün korunması, Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığı için kritik öneme sahiptir.