Nissan Motor Co. Başkanı ve CEO'su Ivan Espinosa, artan ticaret gerilimleri ve zayıf Japon yeni gibi olumsuz koşullara rağmen ABD'de araç üretmenin şirket için hâlâ stratejik ve ekonomik olarak anlamlı olduğunu belirtti. Espinosa, Bloomberg Television'da katıldığı “Bloomberg Surveillance” programında yaptığı açıklamada, “ABD pazarı bizim için kritik öneme sahip. Yerel üretim, ticaret engellerini aşmamızı ve müşterilere daha hızlı yanıt vermemizi sağlıyor” dedi. Japon otomobil üreticisi, özellikle Kuzey Amerika pazarına odaklanarak Tennessee'deki fabrikasında SUV ve elektrikli araç üretimini artırmayı planlıyor.
Gelişmenin arka planı
Nissan, ABD'de halihazırda Smyrna, Tennessee ve Canton, Mississippi'de iki büyük üretim tesisine sahip. Şirket, 2025 yılında ABD'de üretim kapasitesini yıllık 1 milyon araca çıkarmayı hedefliyor. Espinosa'nın açıklamaları, eski ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlatılan ve Joe Biden yönetiminde de devam eden Çin'e karşı ticaret savaşları ve genel olarak artan korumacılık eğilimi bağlamında önem taşıyor. Ayrıca, Japon yeninin dolar karşısında son 30 yılın en düşük seviyelerine gerilemesi, Japon otomobil üreticilerinin ABD'de üretim yapmasını ihracata kıyasla daha cazip hale getiriyor. Espinosa, “Döviz kurlarındaki dalgalanmalar planlamamızı zorlaştırıyor, ancak ABD'de üretim yapmak bu riski azaltıyor” ifadelerini kullandı.
Şirket, ayrıca ABD-Çin ticaret savaşının etkilerine karşı da tedbir alıyor. Çin pazarında zorluk yaşayan Nissan, Çin'deki üretimini azaltırken ABD ve diğer bölgelere ağırlık veriyor. Espinosa, “Küresel ticaret ortamı belirsizliğini korurken, esnek bir üretim ağına sahip olmak hayati önem taşıyor” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Nissan'ın bu stratejisi, sadece Japon otomobil endüstrisi için değil, küresel otomotiv tedarik zinciri açısından da önemli sinyaller veriyor. ABD'de yerel üretime ağırlık veren diğer Japon markaları arasında Toyota ve Honda da bulunuyor. Bu eğilim, ABD'nin otomotiv sektöründe ithalata bağımlılığı azaltma politikalarıyla örtüşüyor. Öte yandan, ABD'de üretim yapmak, işçilik maliyetlerinin daha yüksek olmasına rağmen, lojistik avantajları ve ticaret vergilerinden kaçınma gibi faktörlerle dengeleniyor. Espinosa, elektrikli araç (EV) dönüşümünde de ABD'deki üretimin merkezi rol oynayacağını, Nissan'ın Kuzey Amerika pazarına özel EV modelleri geliştirdiğini açıkladı.
Uzmanlar, bu hamlenin özellikle ABD'de uygulanan Enflasyon Azaltma Yasası (IRA) kapsamındaki EV teşviklerinden yararlanma amacı taşıdığını belirtiyor. IRA, Kuzey Amerika'da üretilen elektrikli araçlara vergi indirimi sağlıyor, bu da Nissan gibi yabancı üreticileri ABD'de üretim yapmaya teşvik ediyor. Bloomberg analizine göre, Nissan'ın ABD'deki üretim kapasitesini artırması, Japon otomobil üreticilerinin küresel stratejilerinde bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin otomotiv sektörü ve dış ticaret politikaları açısından dolaylı etkiler taşıyor. Nissan'ın ABD'de üretimi artırması, küresel otomotiv ticaretinde korumacılığın yükseldiğini gösteriyor. Türkiye, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşması sayesinde otomotiv ihracatında avantajlı bir konumda. Ancak ABD piyasasına doğrudan ihracat yapan Türk otomotiv yan sanayi firmaları, artan ABD içi üretim karşısında rekabet baskısı hissedebilir. Diğer yandan, Japon üreticilerin ABD'deki yatırımları, Türkiye'deki Japon ortak girişimlerini (örneğin Toyota Sakarya fabrikası) etkilemeyebilir çünkü bu tesisler Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına odaklanmıştır. Türkiye'nin otomotivdeki rekabet gücünü korumak için Ar-Ge ve elektrikli araç dönüşümüne yatırım yapması gerekiyor.