Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesini 2020 Dağlık Karabağ Savaşı’nda ağır bir yenilgiye uğratmasına ve Moskova’nın siyasi ve ekonomik baskılarına rağmen, erken genel seçimlerden zaferle çıkarak iktidarını pekiştirdi. Batı yanlısı söylemleriyle dikkat çeken ancak popülist bir çizgi izleyen Paşinyan, seçim kampanyasında atalarının topraklarının kaybını kabullenmek ve geleneksel düşman Azerbaycan ile barış yapmak gibi siyasi açıdan riskli konuları dahi kamuoyuna kabul ettirmeyi başardı.
Seçim zaferinin sırrı: Popülizm ve pragmatizm
Paşinyan’ın seçim başarısı, büyük ölçüde halkın savaş yorgunluğu ve mevcut sistemden duyduğu memnuniyetsizliği ustalıkla yönlendirmesine dayanıyor. 2020 savaşının ardından Ermenistan’da patlak veren kitlesel protestolar, Paşinyan’ı istifaya zorlamış, ancak o, erken seçim kararı alarak siyasi krizi fırsata çevirmişti. Seçim kampanyasında “barış ve istikrar” vaadiyle öne çıkan Başbakan, özellikle savaşta yakınlarını kaybeden ailelerin öfkesini, Azerbaycan ile kalıcı barışın kaçınılmaz olduğu argümanıyla dindirmeye çalıştı.
Paşinyan’ın bir diğer önemli hamlesi ise Rusya ile arasındaki gerilimi kendi lehine kullanması oldu. Moskova’nın Ekim 2022’deki enerji kesintileri ve siyasi baskıları, Ermeni kamuoyunda Rus karşıtlığını körüklerken, Paşinyan Batı yanlısı söylemlerini güçlendirdi. ABD ve Fransa ile yakınlaşma sinyalleri veren lider, özellikle genç seçmenler ve kentli orta sınıf arasında popülerliğini artırdı.
Bölgesel ve küresel boyut: Güney Kafkasya’da yeni denklem
Paşinyan’ın iktidarda kalması, Güney Kafkasya’daki güç dengelerini de etkiliyor. Ermenistan’ın geleneksel müttefiki Rusya, bölgedeki nüfuzunu kaybederken, Batılı aktörler devreye giriyor. AB’nin arabuluculuğunda yürütülen Azerbaycan-Ermenistan barış görüşmeleri, Paşinyan’ın Batı yanlısı duruşu sayesinde ivme kazanmış durumda. Ancak Zengezur Koridoru ve sınır düzenlemeleri gibi kilit konularda henüz uzlaşma sağlanamadı.
Bölgesel açıdan bakıldığında, Paşinyan’ın popülist politikalarının uzun vadede sürdürülebilirliği sorgulanıyor. Ekonomik sıkıntılar, yüksek işsizlik ve göç dalgası, hükümetin en zayıf karneleri arasında. Ayrıca Rusya’nın Ermenistan üzerindeki askeri ve siyasi baskısını artırması, Paşinyan’ı zor durumda bırakabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’nin bölgedeki en önemli müttefiki olan Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış süreci, Paşinyan’ın iktidarda kalmasıyla farklı bir boyut kazandı. Türkiye, Karabağ sorununun çözümünde aktif rol üstlenirken, Paşinyan’ın Batı yanlısı yönelimi Ankara ile Moskova arasındaki rekabette yeni bir denge unsuru olabilir. Bununla birlikte, Paşinyan’ın popülist çizgisi ve iç siyasi kırılganlığı, Türkiye’nin bölgedeki çıkarları açısından belirsizlik yaratıyor. Ankara’nın, gerek Azerbaycan’ın kazanımlarını korumak gerekse bölgesel istikrarı sağlamak adına, Ermenistan’daki bu siyasi dönüşümü yakından izlemesi gerekiyor.