Nikaragua'da Ulusal Meclis, rekabetçi seçimleri sona erdiren anayasa reformu için ilk olarak orduyu tanıklığa çağırdı. 29 Temmuz 2026'da General Julio César Avilés, Özel Anayasa Komisyonu önüne çıkarak Nikaragua Ordusu'nun (Ejército de Nicaragua) reforma kesin desteğini açıkladı. Bu adım, ülkede siyasi geleceğin belirlenmesinde ordunun ne denli merkezi bir aktör haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Anayasa Değişikliğinin Arka Planı
Nikaragua'da Devlet Başkanı Daniel Ortega ve eşi Devlet Başkanı Yardımcısı Rosario Murillo liderliğindeki Sandinista hükümeti, 2021 seçimlerinin ardından muhalefeti sistematik olarak tasfiye etti. Yedi potansiyel başkan adayı seçim öncesi tutuklandı, yüzlerce sivil toplum kuruluşu kapatıldı. Şimdi gündeme gelen anayasa reformu, ülkede zaten fiilen sona ermiş olan rekabetçi seçim sürecini hukuki olarak da ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Reform, devlet başkanlığı süresini uzatırken, seçim barajını yükselterek muhalefetin meclise girmesini imkânsız hale getiriyor. Ayrıca, seçim sonuçlarının ordu tarafından denetlenmesi gibi maddeler içerdiği belirtiliyor.
Ulusal Meclis'in reform sürecinde ilk tanık olarak orduyu çağırması dikkat çekici. Normalde anayasa değişikliklerinde sivil toplum kuruluşları, hukukçular ve siyasi partiler dinlenir. Ancak Nikaragua'da muhalefet neredeyse tamamen susturulmuş durumda. Bu nedenle Ortega yönetimi, reformun arkasında ordunun desteğini olduğunu göstererek hem iç hem dış kamuoyuna güçlü bir mesaj veriyor. General Avilés'in açıklaması, ordunun hükümete koşulsuz bağlılığını teyit ediyor.
Ordu, 1979 devriminden bu yana Nikaragua siyasetinde önemli bir aktör. Sandinista yönetimi döneminde ordu, devrimci ideolojinin koruyucusu olarak görüldü. 1990'larda ve 2000'lerde göreli bir özerklik kazanan ordu, Ortega'nın 2007'de yeniden iktidara gelmesiyle tekrar siyasi etki alanına girdi. Son yıllarda Ortega, ordu içindeki reformist kanadı tasfiye ederek kendi kontrolünü pekiştirdi. General Avilés, Ortega'ya sadık isimlerden biri olarak biliniyor. Dolayısıyla ordunun reforma desteği, Ortega'nın kişisel iktidarını pekiştirme hamlesinin bir parçası.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nikaragua'daki gelişmeler, Latin Amerika'da otoriterleşme eğilimlerinin arttığı bir dönemde yaşanıyor. Venezuela, Küba ve Bolivya gibi ülkelerde de benzer şekilde seçimlerin meşruiyeti tartışmalı. ABD ve Avrupa Birliği, Nikaragua'ya yönelik yaptırımları artırmış durumda. Ancak Rusya ve Çin, Ortega yönetimine destek vererek bölgede nüfuzlarını korumaya çalışıyor. Nicaragua'nın stratejik konumu, Orta Amerika'da istikrar açısından önemli. Ülkedeki otoriterleşme, bölgesel göç dalgalarını tetikleyebilir ve ABD'nin güney sınırında güvenlik kaygılarını artırabilir.
Ortega sonrası dönemde ordunun ne yapacağı belirsiz. 80 yaşındaki Ortega'nın sağlık durumu ve halefi konusundaki belirsizlikler, ordu içinde farklı senaryoların konuşulmasına neden oluyor. Eğer Ortega iktidarı bırakırsa, ordu kendisini rejimin garantörü olarak konumlandırabilir ve siyasi süreci yönetebilir. Bu durum, Nikaragua'nın askeri bir yönetime kayma riskini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nikaragua'daki siyasi gelişmeler, Türkiye'nin doğrudan bir çıkar alanına girmese de küresel otoriterleşme dalgası ve çok kutuplu dünya düzeni açısından önem taşıyor. Türkiye, Latin Amerika'da son yıllarda ekonomik ve diplomatik ilişkilerini genişletiyor. Nikaragua gibi ülkelerde istikrarsızlık, Türk müteahhitlik ve ticaret firmalarının bölgedeki faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, BM gibi platformlarda benzer siyasi yapıların yükselişi, Türkiye'nin çok taraflı diplomasisinde yeni denge arayışlarını gerektirebilir. Türkiye, demokratik değerler ile reel politik arasında bir denge gözetmek durumunda kalacak.