Nijerya'nın Nijer Deltası'ndaki Awoye köyünde, altı yıl önce meydana gelen bir patlamanın ardından kontrol altına alınamayan bir petrol kuyusu, günümüzde hâlâ duman, kurum ve zehirli gazlar yaymaya devam ediyor. Köylüler, sürekli soludukları toksik maddeler nedeniyle sağlık sorunları yaşadıklarını, yetkililerden gelen yardım taleplerine ise yanıt alamadıklarını belirtiyor. Bölgedeki yoksul balıkçı toplulukları, enkaz hâlindeki kıyı şeridinde yaşam mücadelesi verirken, çevre felaketi her geçen gün daha da derinleşiyor.
Altı yıllık çevre felaketi: Patlamadan bu yana süren kriz
Nijer Deltası'nın Ondo eyaletine bağlı Awoye köyünde 2020 yılında meydana gelen petrol kuyusu patlaması, kısa sürede büyük bir yangına dönüştü. Yangın, bölgedeki petrol şirketlerinin müdahalesine rağmen söndürülemedi. Altı yıl geçmesine rağmen patlamanın yaşandığı alandan yükselen duman ve zehirli gazlar, köylülerin günlük yaşamını kabusa çevirdi.
Bodunwa Orugbemi isimli bir anne, oğluyla birlikte tedavi gördüğü hastanede, okyanusun sesini duyabildiğini ancak her nefeste zehirli kimyasalları soluduğunu ifade ediyor. Köylüler, baş ağrısı, nefes darlığı, cilt rahatsızlıkları ve mide bulantısı gibi şikayetlerle hastanelere başvuruyor. Bölgedeki sağlık merkezleri, vakaların arttığını ancak yeterli donanıma sahip olmadıklarını belirtiyor.
Kuyunun sahibi olan petrol şirketi, yangını söndürmek için defalarca girişimde bulunduğunu ancak teknik zorluklar nedeniyle başarılı olamadığını açıkladı. Nijerya hükümeti ise konuyla ilgili kapsamlı bir açıklama yapmazken, çevre örgütleri şirketi ihmalkarlıkla suçluyor.
Nijerya'daki petrol kirliliği: Yıllardır çözülmeyen bir sorun
Nijer Deltası, onlarca yıldır petrol kirliliğiyle mücadele ediyor. Uluslararası çevre örgütlerine göre, bölgede her yıl yüzlerce petrol sızıntısı meydana geliyor ve bunların büyük bir kısmı temizlenmiyor. Bu durum, balıkçılık ve tarım gibi geçim kaynaklarını yok ederken, milyonlarca insanın sağlığını tehdit ediyor.
Awoye'deki yangın, bölgedeki diğer birçok kirlilik vakası gibi uluslararası kamuoyunun gündemine nadiren geliyor. Nijeryalı yetkililer ve petrol şirketleri, sorunu çözmek için yeterli adımı atmamakla eleştiriliyor. Çevre aktivistleri, hükümetin şirketlere karşı daha sıkı denetim uygulaması ve mağdurlara tazminat ödenmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki bu çevre felaketi, Türkiye'nin enerji politikaları ve Afrika açılımı açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Nijerya ile artan ticari ilişkiler ve enerji iş birlikleri çerçevesinde, benzer çevre sorunlarının yaşandığı bölgelerde sorumluluk alabilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin Afrika'da petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri, bu tür felaketlerin önlenmesi için gerekli çevresel ve sosyal standartların uygulanmasını zorunlu kılıyor. Küresel iklim değişikliği mücadelesinde, gelişmekte olan ülkelerin çevre sorunlarına duyarlılık göstermek, Türkiye'nin uluslararası itibarına katkı sağlayabilir.