Nijerya, ülkenin kuzeydoğusunda on yılı aşkın süredir devam eden dinî aşırılık kaynaklı şiddet olaylarına karşı yürüttüğü mücadelede yeni bir adım atarak yüzlerce kişiyi daha yargı önüne çıkardı. Başsavcı Lateef Fagbemi, 16 Haziran tarihinde yaptığı açıklamada, başkent Abuja'da ve ülkenin çeşitli bölgelerinde eş zamanlı olarak başlatılan duruşmalarda 1.000'den fazla şüphelinin hâkim karşısına çıktığını duyurdu. Bu kitlesel yargılama, Nijerya hükümetinin Boko Haram ve ISWAP (Irak ve Şam İslam Devleti Batı Afrika Vilayeti) gibi silahlı gruplarla mücadelede hukuki süreçleri hızlandırma ve cezasızlık algısını kırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.
Kitlesel Yargılamaların Arka Planı
Nijerya, 2009 yılından bu yana Boko Haram ve daha sonra ayrılarak ISWAP adını alan grupların saldırılarıyla karşı karşıya. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu çatışmalarda 35.000'den fazla kişi hayatını kaybetti, 2 milyondan fazla kişi yerinden oldu. Hükümet, askeri operasyonların yanı sıra hukuki yollarla da örgütlerin etkisini kırmaya çalışıyor. Daha önce 2017-2018 yıllarında da binlerce şüpheli yargılanmış, bir kısmı beraat ederken bir kısmı mahkûm olmuştu. Fagbemi, son dalganın adaletin hızlı işlemesi ve cezaların caydırıcı olması amacı taşıdığını belirtti. Duruşmaların basına kapalı ve yüksek güvenlik önlemleri altında yapıldığı bildirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nijerya'daki dinî aşırılık yalnızca ülke sınırları içinde kalmıyor; Çad Gölü Havzası'ndaki komşu ülkeler (Nijer, Çad, Kamerun) da bu grupların saldırılarından etkileniyor. Bölgesel bir askeri koalisyon olan Çokuluslu Görev Gücü (MNJTF) bu gruplarla mücadelede etkin rol oynuyor. Küresel ölçekte ise Nijerya'daki istikrarsızlık, petrol fiyatları ve uluslararası güvenlik açısından önem taşıyor. Batılı ülkeler, özellikle ABD ve İngiltere, Nijerya'ya askeri eğitim ve istihbarat desteği sağlıyor. Kitlesel yargılamaların uluslararası hukuk ve insan hakları standartları açısından eleştirilere maruz kalabileceği, özellikle adil yargılanma hakkı konusunda endişeler dile getirilebileceği değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki terörle mücadele operasyonları, Türkiye'nin de benzer bir sınav verdiği bir alan olarak dikkat çekiyor. Türkiye, kendi sınırları içinde ve sınır ötesinde PKK/PYD, DEAŞ ve FETÖ ile mücadele ederken, Nijerya'nın hukuki süreçleri kitlesel şekilde yürütmesi, benzer yöntemlerin etkinliği ve sınırları konusunda bir veri sunuyor. Ayrıca, Nijerya'nın Afrika'nın en büyük ekonomisi ve bölgesel gücü olarak istikrarı, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası çerçevesinde ticari ve diplomatik ilişkileri açısından önem taşıyor. Nijerya'daki olası bir insan hakları ihlali tartışması, uluslararası kamuoyunda benzer durumdaki ülkelerin (Türkiye dahil) uygulamalarına yönelik algıyı dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Ankara, Abuja'daki gelişmeleri yakından izlemekte ve sürecin uluslararası normlara uygun yürütülmesi için temkinli bir diplomasi yürütmektedir.