Nijerya'da LGBTİ+ topluluğuna yönelik ölümcül bir tuzak dalgası yükseliyor. Ülkenin başkenti Abuja'da yaşayan 26 yaşındaki Joshua, bir arkadaşlık uygulamasında tanıştığı kişiyle buluşmaya gittiğinde kendini bir çetenin elinde buldu. 'Kito' olarak bilinen bu yöntemde, fail kişiler LGBTİ+ bireyleri çevrimiçi platformlarda tuzağa düşürüyor, kaçırıyor, dövüyor ve fidye için ailelerini arıyor. Joshua, 'Linç edileceğimi sandım' diyerek yaşadığı dehşeti anlatıyor. Chief International Correspondent Bel Trew'in araştırması, bu saldırıların arttığını ve nefret söyleminin şiddeti körüklediğini ortaya koyuyor.
Kito saldırılarının yükselişi
Nijerya, LGBTİ+ bireyler için dünyanın en tehlikeli ülkelerinden biri. 2014'te kabul edilen Aynı Cinsiyetten Evliliği Yasaklama Yasası, eşcinsel ilişkileri 14 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırıyor. Bu yasal zemin, nefret suçlarını teşvik ediyor. Kito saldırıları, genellikle sosyal medya veya arkadaşlık uygulamaları üzerinden sahte profillerle iletişime geçilerek başlıyor. Mağdurlar buluşmaya çekildikten sonra silahlı gruplar tarafından kaçırılıyor, darp ediliyor ve gasp ediliyor. Bazı durumlarda fidye ödenmezse mağdurlar öldürülüyor. Nijerya İnsan Hakları Komisyonu'na göre, 2023'te en az 120 kito saldırısı rapor edildi, ancak gerçek sayının çok daha yüksek olduğu düşünülüyor. Mağdurlar, polise gitmekten korkuyor çünkü eşcinsellik yasa dışı ve kolluk kuvvetleri genellikle yardım etmek yerine mağdurları suçluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Nijerya'daki bu durum, Afrika kıtasında LGBTİ+ haklarına yönelik artan baskının bir parçası. Uganda, Gana ve Kenya gibi ülkelerde de benzer yasalar ve şiddet olayları yaşanıyor. Küresel olarak, Batı ülkeleri ve insan hakları örgütleri Nijerya'ya baskı yapıyor, ancak yaptırımlar sınırlı kalıyor. Nijerya, petrol zengini bir ülke olarak uluslararası ilişkilerde önemli bir aktör. Bu durum, Batı'nın insan hakları söylemi ile ekonomik çıkarları arasında bir denge kurmasını zorlaştırıyor. Kito saldırıları, sadece Nijerya'nın değil, tüm dünyada LGBTİ+ bireylerin karşılaştığı tehditlerin bir yansıması. Sosyal medya platformlarının bu tuzakları önleme konusundaki yetersizliği de eleştiriliyor. Facebook ve Instagram, yüz binlerce sahte profili kaldırdığını belirtiyor, ancak mağdurlar yeterli koruma sağlanmadığını söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de henüz kito benzeri organize saldırılar rapor edilmemiş olsa da, LGBTİ+ bireylere yönelik nefret söylemi ve ayrımcılık benzer bir toplumsal zemin oluşturuyor. Nijerya'daki vahşet, yasal korumanın olmadığı ortamlarda şiddetin nasıl meşrulaştırılabileceğine dair bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, Afrikalı ülkelerle artan ticari ve diplomatik ilişkileri kapsamında, insan hakları ihlallerine karşı net bir duruş sergilemelidir. Özellikle İslam dünyasında liderlik rolü üstlenmeye çalışan Türkiye, Nijerya'daki durumu dini hoşgörü ve insan hakları çerçevesinde ele almalı; ancak iç politikada LGBTİ+ karşıtı söylemlerden kaçınarak tutarlı bir dış politika izlemelidir.