Nijerya güvenlik güçleri, gözaltında hayatını kaybeden 37 madencinin ölümünü protesto etmek için sokağa çıkan göstericilere ateş açtı. Başkent Abuja'da ve ülkenin madencilik bölgelerinde meydana gelen olayda ilk belirlemelere göre can kaybı yaşanmadı. Yetkililer, güvenlik güçlerinin "kalabalığı dağıtmak için uyarı ateşi açtığını" öne sürerken, görgü tanıkları doğrudan protestocuların üzerine ateş edildiğini iddia etti.
Olayın Arka Planı: Gözaltında Ölen 37 Madenci
Geçtiğimiz haftalarda Nijerya'nın kuzeyindeki Zamfara eyaletinde yasa dışı madencilik yaptıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 37 madenci, tutuldukları cezaevinde hayatını kaybetti. İlk resmi açıklamada madencilerin "susuzluk ve kötü muamele" nedeniyle öldüğü belirtildi. Ancak bağımsız kaynaklar, madenlerin çöktüğü ve gözaltı koşullarının ağır olduğu yönünde bilgiler paylaştı. Olayın ardından ülke genelinde öfke dalgası yükseldi; maden işçileri ve sivil toplum kuruluşları hükümeti sorumluluğu örtbas etmekle suçladı.
Nijerya'da yasa dışı madencilik, özellikle altın ve değerli madenlerin çıkarıldığı bölgelerde yaygın. Hükümet, son yıllarda ekonomik krizi gerekçe göstererek bu faaliyetleri sıkı denetim altına almaya çalışıyor. Ancak güvenlik güçlerinin maden sahalarına yönelik operasyonlarında sık sık insan hakları ihlalleri rapor ediliyor. Uluslararası Af Örgütü, Nijerya'da gözaltı koşullarının "insanlık dışı" olduğunu ve son olayın bu durumun bir sonucu olduğunu açıkladı.
Protestolar, madenci ailelerinin cenazeleri teslim almasının ardından başladı. Aileler, ölüm nedenlerinin bağımsız bir şekilde araştırılmasını ve sorumluların yargılanmasını talep ediyor. Göstericiler, "Adalet yoksa eylem bitmez" sloganları attı. Nijerya hükümeti ise olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurdu ancak somut adım atılmadı.
Güvenlik Güçlerinin Müdahalesi ve Tepkiler
Dün başkent Abuja'daki Devlet Başkanlığı binası önünde toplanan kalabalık, gözaltında ölen madenciler için adalet istedi. Polis, göstericilere biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti; ardından ateş açıldı. Olayda yaralananlar olduğu ancak ölen olmadığı bildirildi. Nijerya Polis Teşkilatı sözcüsü, "Güvenlik güçleri kendini savunmak için ateş etti, kalabalık kontrol altına alındı" dedi. Ancak muhalefet partileri, hükümeti "barışçıl gösteriye karşı aşırı güç kullanmakla" eleştirdi.
Uluslararası kamuoyundan da tepkiler geldi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Nijerya'yı "göstericilere karşı orantısız güç kullanmamaya" çağırdı. Avrupa Birliği, olayın bağımsız soruşturulmasını istedi. ABD Dışişleri Bakanlığı, "Nijerya'nın istikrarı için ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı kritik" açıklamasını yaptı.
Nijerya Devlet Başkanı Bola Ahmed Tinubu, olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Ancak hükümete yakın kaynaklar, "provokasyonlara karşı güvenlik güçlerinin gerekli önlemleri aldığını" savunuyor. Ülke basınında çıkan haberlere göre, gözaltında ölen madencilerin ailelerine tazminat ödenmesi gündemde. Ancak muhalefet, bunun sorumluları aklamaya yönelik bir adım olacağını belirtiyor.
Nijerya'da Madencilik ve İnsan Hakları Sorunu
Nijerya, Afrika'nın en büyük petrol üreticisi olsa da madencilik sektörü uzun süredir ihmal edilmiş durumda. Ülkenin kuzeyinde altın, kalay ve koltan gibi madenler yasa dışı yollarla çıkarılıyor. Hükümet, 2019'da maden sahalarını "güvenlik riski" ilan ederek askeri operasyonlar başlattı. Bu operasyonlarda binlerce madenci gözaltına alındı; birçoğu yargılanmadan aylarca tutuklu kaldı. İnsan hakları örgütleri, gözaltı merkezlerindeki ölümlerin sistematik hale geldiğini belirtiyor.
Bu son olay, Nijerya'da güvenlik güçlerinin denetimden yoksun olduğunu ve hesap verebilirliğin zayıf olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke, aynı zamanda ekonomik krizle boğuşuyor; enflasyon %25'in üzerinde ve genç işsizlik yüksek. Madencilik, özellikle kırsal kesimde geçim kaynağı olduğu için hükümetin sert politikaları halk arasında öfke yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki bu gelişme, Türkiye'nin Afrika açılımı ve bölgesel istikrar politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir olaydır. Türkiye, son yıllarda Nijerya ile ekonomik ve savunma işbirliğini artırdı; TUSAŞ ve ASELSAN gibi şirketler Nijerya ordusuna insansız hava araçları ve güvenlik sistemleri satıyor. Ancak Nijerya'da artan insan hakları ihlalleri, Türkiye'nin bu ülkeyle olan ilişkilerinde "insan hakları" boyutunu gündeme getirebilir. Ayrıca Nijerya, Afrika'nın en büyük ekonomisi ve Türkiye'nin Afrika'daki ticaret ortaklarından biri. Siyasi istikrarsızlık, Türk yatırımlarını ve ticaret hacmini olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, bölgede artan Çin ve Rusya etkisine karşı denge politikası izlerken Nijerya'daki iç gelişmeleri dikkatle izlemesi gerekiyor.