Nijer'in başkenti Niamey'deki Diori Hamani Uluslararası Havalimanı, 18 Haziran 2024 tarihinde bu yıl içinde ikinci kez silahlı bir saldırıya uğradı. Saldırıda 13 kişi hayatını kaybederken, olayın arkasında cihatçı grupların olduğu belirtiliyor. Nijerli araştırmacı Brimaka Abdoul Azizou Garba, RFI'ye yaptığı açıklamada, bu saldırının terörizmin "giderek adapte olduğunu" ve ülkenin güvenlik güçlerini "yeni yöntemlerle" test ettiğini vurguladı. Saldırı, Temmuz 2023'teki askeri darbenin ardından iktidara gelen cunta yönetiminin güvenlik konusundaki kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu.
Saldırının Ayrıntıları ve Güvenlik Zafiyeti
Olay, 18 Haziran sabahı erken saatlerde havalimanı çevresinde meydana geldi. Silahlı kişiler, havalimanı güvenlik noktalarına ve askeri bir karakola eş zamanlı saldırı düzenledi. Çıkan çatışmada 13 kişi ölürken, saldırganlardan bazılarının etkisiz hale getirildiği bildirildi. Henüz hiçbir grup saldırıyı üstlenmedi, ancak bölgede faaliyet gösteren cihatçı grupların (İŞİD bağlantılı Büyük Sahra İslam Devleti ve El Kaide bağlantılı Destek ve İslam Grubu) sorumlu olduğundan şüpheleniliyor. Bu saldırı, havalimanının bu yılki ikinci büyük güvenlik ihlali olarak kayıtlara geçti. İlk saldırı, Mart ayında havalimanı yakınlarındaki bir askeri üsse düzenlenmiş ve 23 asker hayatını kaybetmişti. Bu durum, cunta yönetiminin söz verdiği güvenlik reformlarına rağmen terör gruplarının operasyonel kabiliyetini koruduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Sahraaltı Afrika'da Artan Tehdit
Bu saldırı, Sahel bölgesinde cihatçı grupların taktik değiştirerek daha önce güvenli kabul edilen bölgelere yöneldiğinin bir işareti olarak yorumlanıyor. Nijer, Mali ve Burkina Faso'daki askeri darbelerin ardından Batılı güçlerin (özellikle Fransa) bölgeden çekilmesi, güvenlik boşluğu yarattı. Nijer'deki cunta yönetimi, Rusya ile yakınlaşarak Wagner Grubu gibi paralı askerlerle işbirliği yapıyor, ancak bu durum terörle mücadelede beklenen başarıyı getirmedi. Analistler, cihatçı grupların havalimanı gibi stratejik hedeflere saldırarak hem sembolik bir mesaj vermek hem de uluslararası yardım ve ticareti sekteye uğratmak istediğini belirtiyor. Bu saldırı, aynı zamanda komşu ülkelerdeki (Benin, Fildişi Sahili gibi) liman ve havalimanlarına yönelik potansiyel tehditleri de gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijer'deki güvenlik istikrarsızlığı, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesindeki askeri ve ekonomik çıkarlarını doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Nijer'de askeri üs ve eğitim işbirliği anlaşmalarına sahiptir; havalimanı saldırısı, bu üslerin güvenliğini sorgulatabilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin bölgedeki inşaat ve altyapı projeleri (özellikle havalimanı ve madencilik) tehdit altına girebilir. Ankara, istikrarsızlığın yayılmasını önlemek için bölgesel aktörlerle (Katar, Birleşik Arap Emirlikleri) koordinasyonu artırabilir. Küresel düzeyde, bu saldırı terörle mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.