İngiltere'nin yurtdışındaki kültürel etkinliğinin temel taşı olan British Council (İngiliz Konseyi), mali sorunlar nedeniyle dokuz ülkede kalıcı varlığını sonlandırarak ofislerini kapatma ve personelini geri çekme kararı aldı. Kapatılacak ülkeler arasında Tanzanya ve Mozambik de bulunuyor. Kurum, bu adımıyla yıllık 200 milyon sterlinlik bir tasarruf hedefliyor. Karar, İngiltere'nin küresel yumuşak güç stratejisinde önemli bir daralmaya işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
British Council, İngiliz kültürünü, eğitimini ve dilini dünya çapında tanıtan bir kurum olarak biliniyor. Ancak son yıllarda artan enflasyon, pandemi sonrası seyahat ve etkinlik gelirlerindeki düşüş ile İngiltere hükümetinin bütçe kesintileri, kurumu mali açıdan zor durumda bıraktı. Yetkililer, ofis kapatmalarının 'kaçınılmaz' olduğunu ve kurumun sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kapatılacak ofislerin çoğu Afrika kıtasında bulunuyor. Tanzanya ve Mozambik'in yanı sıra Zambiya, Ruanda ve Burundi gibi ülkeler de listede yer alıyor. Uzmanlar, bu kararın İngiltere'nin Afrika'daki etkisini azaltacağını ve Çin, Rusya gibi rakiplerin bölgedeki nüfuzunu artırabileceğini ifade ediyor. Öte yandan, British Council'ın dijital platformlar aracılığıyla faaliyetlerine devam edeceği ancak fiziksel varlığın önemli olduğu vurgulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
British Council'ın Türkiye'deki ofisi kapatma listesinde yer almıyor; ancak bu küresel yeniden yapılanma, İngiltere'nin yumuşak güç politikalarında bir dönüşümün sinyalini veriyor. Türkiye, kendi kültürel diplomasi kurumu olan Yunus Emre Enstitüsü aracılığıyla benzer bir model izliyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika'da artan etkinliği açısından fırsat yaratabilir; British Council'ın boşalttığı alanı Yunus Emre Enstitüsü ve TİKA gibi kurumlar doldurabilir. Ancak İngiltere'nin dijital dönüşüm stratejisi, bu rekabette yeni bir boyut kazandırabilir.