New York Belediye Başkanı Eric Adams, şehirdeki devlet okullarında öğrencilerin yapay zeka (YZ) araçlarını kullanmasını bir yıl süreyle yasaklayan bir kararname imzaladı. Karar, 1 Eylül 2024'ten itibaren geçerli olacak ve okul öncesinden 12. sınıfa kadar tüm öğrencileri kapsayacak. Belediye yetkilileri, yasağın amacının yapay zekanın eğitimdeki etkilerini değerlendirmek ve öğrencilerin dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmek için zaman kazanmak olduğunu açıkladı. Ancak karar, eğitimciler, teknoloji uzmanları ve veliler arasında geniş yankı uyandırdı.
Gelişmenin arka planı ve kapsamı
New York Belediyesi'nin yayımladığı resmi bildiriye göre, yasak süresince öğrencilerin ChatGPT, Google Bard gibi üretken yapay zeka araçlarını kullanması yasaklanacak. Ancak bazı istisnalar öngörülüyor: Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler ve öğretmenler tarafından özel olarak onaylanan projeler bu kapsam dışında tutulacak.
Belediye Başkanı Adams, yaptığı basın toplantısında, "Çocuklarımızın geleceği için endişeliyiz. Yapay zeka hızla hayatımıza giriyor ancak eğitim üzerindeki etkilerini tam olarak bilmiyoruz. Bu bir yıllık süreçte, yapay zekanın öğrenmeye nasıl katkı sağlayabileceğini veya zarar verebileceğini araştıracağız," dedi. Ayrıca, şehrin eğitim teknolojisi departmanının bu süre zarfında yapay zeka araçlarının faydalarını ve risklerini analiz edecek bir komisyon kuracağını belirtti.
Karar, özellikle New York'un devlet okullarında okuyan 1.1 milyon öğrenciyi doğrudan etkiliyor. Yetkililer, öğretmenler için de rehberlik materyalleri hazırlayacaklarını ve yapay zekanın eğitimdeki potansiyelini araştıracaklarını ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut: Eğitimde yapay zeka politikaları
New York, yapay zekanın eğitimde kullanımına yasak getiren ilk büyük şehir olma özelliğini taşıyor. Bu karar, ABD genelinde ve dünyada eğitimde yapay zeka politikalarına yönelik tartışmaları alevlendirdi. Kaliforniya'daki bazı okul bölgeleri, ChatGPT'nin okullarda yasaklanmasını tartışırken, Finlandiya ve Güney Kore gibi ülkeler ise yapay zekayı eğitim müfredatına entegre etmeye çalışıyor.
Uzmanlar, yapay zekanın öğrencilere ödevlerde yardımcı olabileceğini ancak eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini azaltabileceği konusunda uyarıyor. New York Üniversitesi Eğitim Teknolojileri Bölümü'nden Prof. Dr. Elaine Goldberg, "Yasak tek başına bir çözüm değil. Asıl önemli olan öğretmenlerin yapay zekayı doğru şekilde kullanmayı öğrenmesi ve öğrencilerin bu araçlarla etik bir şekilde çalışmasının sağlanmasıdır" görüşünü dile getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu karar, Türkiye'nin eğitimde teknoloji politikaları açısından önemli bir referans noktası oluşturabilir. Türkiye, Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi (FATİH) projesi kapsamında okullara teknoloji entegrasyonu konusunda yoğun çaba harcıyor. Ancak Türkiye'de de yapay zeka araçlarının eğitimde kullanımına yönelik net bir politika bulunmuyor. Bu gelişme, Milli Eğitim Bakanlığı'nın konuyu ele alması ve Türkiye'deki öğrencilerin dijital geleceğe hazırlanması açısından bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin küresel eğitim teknolojileri alanında rekabet gücünü koruyabilmesi için denetimli ama esnek bir yaklaşım benimsemesi önem taşıyor.