İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ülkesinin Lübnan'daki artan Suriye etkisine ilişkin endişelerini ele almak üzere üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir toplantı düzenleyecek. Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara arasındaki hızlı yakınlaşma ve Şam'ın Lübnan işlerinde daha fazla söz sahibi olmasına yol açabilecek olası bölgesel düzenlemelerin ardından geldi. İsrail istihbarat kaynaklarına göre, Suriye'nin Lübnan'daki nüfuzu son haftalarda belirgin şekilde arttı ve bu durum Tel Aviv'de alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Gelişmenin arka planı: Suriye'nin Lübnan'a dönüşü
Suriye'nin Lübnan üzerindeki tarihsel etkisi, 2005 yılında eski Başbakan Refik Hariri suikastının ardından uluslararası baskıyla sona ermişti. Ancak son aylarda, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından iktidara gelen Şara yönetimi, Lübnan'daki eski müttefikleriyle yeniden bağlantı kurmaya başladı. Trump yönetiminin Suriye'ye yönelik yaptırımları hafifletme sinyalleri ve Şara ile doğrudan diplomatik temaslar, Şam'ın bölgesel ağırlığını artırmasına olanak tanıdı.
İsrail, özellikle Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın faaliyetlerini yakından izliyor. Suriye'nin yeniden Lübnan'a müdahil olmasının, Hizbullah'a lojistik ve siyasi destek sağlayabileceğinden endişe ediliyor. Netanyahu toplantısında, sınır güvenliği önlemlerinin artırılması ve Suriye-Lübnan sınırındaki İsrail istihbarat faaliyetlerinin yoğunlaştırılması gibi seçenekler masada olacak.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD-Rusya-İran denklemi
Trump-Şara yakınlaşması, sadece İsrail'i değil, aynı zamanda Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerini de tedirgin ediyor. Suudi yönetimi, Suriye'nin Lübnan'a dönüşünün, İran'ın nüfuzunu dolaylı olarak artırabileceği görüşünde. Ancak Şara yönetimi, İran'la mesafeli bir ilişki sürdürüyor ve Batı ile ilişkileri normalleştirme çabasında.
Rusya ise Suriye'deki askeri varlığını korurken, Lübnan'da da dengeleyici bir güç olarak öne çıkıyor. Moskova, hem İsrail hem de Suriye ile diyaloğu sürdürerek, krizin tırmanmasını engellemeye çalışıyor. Bu karmaşık denklemde, Netanyahu'nun toplantısından çıkacak kararlar, bölgesel güç dengelerini doğrudan etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Suriye'nin Lübnan'daki artan rolü, Türkiye'nin bölgesel politikalarını da yakından ilgilendiriyor. Ankara, Lübnan'daki siyasi istikrarsızlığın ve Hizbullah'ın güçlenmesinin, kendi güney sınırındaki güvenlik risklerini artırabileceğini değerlendiriyor. Ayrıca, ABD-Suriye yakınlaşması, Türkiye'nin Suriye politikasında yeni bir denklem yaratabilir; zira Ankara, PYD/YPG'ye karşı Şam'la işbirliğini sürdürürken, ABD'nin tutumundaki değişim bu stratejiyi etkileyebilir. Türkiye, Lübnan'daki gelişmeleri yakından takip ederek, İsrail ve Suriye arasındaki gerilimin doğrudan kendisine sıçramasını önlemek istiyor.