İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu hafta New York'ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmadan önce, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'ye yönelik sert bir açıklama yaptı. Netanyahu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, Mamdani'nin kendisinin tutuklanması çağrısını hatırlatarak “Yazıklar olsun” ifadesini kullandı. Bu açıklama, Netanyahu'nun geçen yıl Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) hakkında çıkardığı tutuklama emrinin ardından New York'a yapacağı ilk ziyaret öncesinde geldi. Mamdani, geçtiğimiz aylarda Netanyahu'nun şehre gelmesi durumunda tutuklanması gerektiğini savunmuştu.
Gelişmenin Arka Planı
Netanyahu'nun New York ziyareti, BM Genel Kurulu'nun 80. oturumu kapsamında gerçekleşiyor. İsrail lideri, 26 Eylül'de genel kurula hitap etmesi bekleniyor. Ancak bu ziyaret, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin geçen mayıs ayında yaptığı açıklamalarla gölgelenmiş durumda. Mamdani, Netanyahu hakkında UCM tarafından çıkarılan tutuklama emrine atıfta bulunarak, “New York, savaş suçluları için güvenli liman değildir. Netanyahu buraya gelirse tutuklanmalıdır” demişti. Mamdani, bu sözleriyle ABD'nin UCM'ye taraf olmamasına rağmen, yerel yönetim olarak uluslararası hukuku uygulama iradesini ortaya koymuştu.
İsrail Başbakanı'nın ofisinden yapılan açıklamada ise Mamdani'nin tutumu “sorumsuzluk” olarak nitelendirildi ve “İsrail'in seçilmiş liderine yönelik bu tür çağrılar, demokrasiye ve uluslararası normlara aykırıdır” denildi. Netanyahu'nun açıklamaları, İsrail'in ABD'deki destekçileri arasında da yankı buldu; bazı Demokrat Partili isimler Mamdani'nin söylemini aşırı bulurken, insan hakları örgütleri UCM kararının arkasında durdu.
UCM, Mart 2024'te Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında, Gazze'de işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı. İsrail ve ABD, UCM'nin yargı yetkisini tanımadıklarını açıklamıştı. Ancak Mamdani, New York'un bu kararı uygulaması gerektiğini savunuyor. New York Belediye Başkanı'nın bu tutumu, ABD iç siyasetinde İsrail karşıtı söylemin yükseldiği bir döneme denk geliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Netanyahu'nun New York ziyareti, İsrail'in uluslararası alanda artan izolasyonunu gözler önüne seriyor. BM Genel Kurulu'nda birçok ülke, Gazze'deki insani krizi ve İsrail'in askeri operasyonlarını eleştirecek. Netanyahu'nun konuşması sırasında bazı delegasyonların salonu terk etmesi bekleniyor. Ayrıca, UCM'nin tutuklama emri, İsrail liderinin seyahat özgürlüğünü kısıtlıyor; Netanyahu, UCM'ye taraf ülkelerin topraklarına adım atmaktan kaçınıyor.
ABD yönetimi ise Netanyahu'yu ağırlamaya hazırlanıyor. Başkan Joe Biden, BM Genel Kurulu marjında Netanyahu ile bir araya gelebilir. Ancak Beyaz Saray, UCM kararına mesafeli duruşunu sürdürüyor. ABD, UCM'nin İsrail vatandaşları üzerindeki yargı yetkisini kabul etmiyor. Bu durum, Washington ile New York Belediyesi arasında bir gerilim yaratabilir. Mamdani, şehirdeki polis gücü üzerinde yetki sahibi olsa da, federal hükümetin tutumu belirleyici olacaktır.
Uluslararası hukuk uzmanları, UCM kararının uygulanmasının siyasi iradeye bağlı olduğunu belirtiyor. New York'un kendi başına hareket etmesi durumunda, federal hükümetle çatışma yaşanabilir. Öte yandan, Mamdani'nin çağrısı, dünya genelinde İsrail'e yönelik baskının arttığı bir dönemde sembolik önem taşıyor. Avrupa'da birçok şehir, Netanyahu'nun ziyaretlerini protesto etmişti.
Netanyahu'nun BM konuşmasında, İran'ın nükleer programı ve bölgesel tehditlere odaklanması bekleniyor. İsrail, geçtiğimiz aylarda Lübnan ve Suriye'deki İran bağlantılı hedeflere yönelik operasyonlarını artırmıştı. Netanyahu, bu operasyonları meşrulaştırmak için BM kürsüsünü kullanacak. Ancak Gazze'deki yüksek sivil kayıpları, İsrail'in uluslararası itibarını zedelemiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, UCM'nin Netanyahu hakkındaki tutuklama emrini destekleyen ülkeler arasında yer alıyor. Ankara, Gazze'deki saldırıları soykırım olarak nitelendiriyor ve İsrail'e yönelik uluslararası baskının artırılmasını savunuyor. Netanyahu'nun New York'ta yaşadığı bu gerilim, Türkiye'nin İsrail'e karşı yürüttüğü diplomatik kampanyayı güçlendirebilir. Ayrıca, ABD iç siyasetinde İsrail karşıtı söylemin yükselmesi, Türkiye'nin Washington nezdindeki pozisyonunu olumlu etkileyebilir. Ancak ABD'nin UCM'ye mesafeli duruşu, Türkiye'nin beklentilerini sınırlıyor. Yine de Netanyahu'nun uluslararası alanda yalnızlaşması, Türkiye'nin Orta Doğu'daki diplomatik manevra alanını genişletebilir.