İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, görevde kaldığı sürece Gazze veya işgal altındaki Batı Şeria'da bir Filistin devletinin kurulmasını engellemeye kararlı olduğunu açıkladı. Bu açıklama, siyasi kariyerinin en kritik dönemeçlerinden birinde, seçim anketlerinin partisinin çoğunluğu kaybedebileceğini gösterdiği bir sırada geldi. Netanyahu'nun bu çıkışı, uluslararası toplumun iki devletli çözüm çağrılarına rağmen, İsrail'in Filistin politikasındaki uzlaşmaz tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Netanyahu'nun açıklamaları ve siyasi bağlam
Netanyahu, 16 Mart 2024 Cumartesi günü yaptığı açıklamada, "İsrail'in güvenliğini tehlikeye atacak her türlü Filistin devletini engelleyeceğim" dedi. Bu sözler, Birleşik Arap Listesi (Ra'am) lideri Mansur Abbas'ın daha önce yaptığı "Filistin devleti zaten var" şeklindeki yorumuna yanıt olarak geldi. Abbas, İsrail'deki Arap vatandaşların temsilcisi olarak, Filistin devletinin kuruluşunun artık kaçınılmaz olduğunu ve İsrail'in bunu kabul etmesi gerektiğini savunmuştu.
Netanyahu'nun bu çıkışı, koalisyon hükümetinin aşırı sağcı üyelerinin desteğini sağlama amacı taşıyor. Özellikle Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistin devletinin kurulmasına şiddetle karşı çıkıyor ve Netanyahu'nun bu konudaki tavrını yumuşatması halinde hükümetten çekilecekleri tehdidinde bulunuyor.
Uluslararası tepkiler ve bölgesel etkiler
Netanyahu'nun açıklamaları, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve ABD, defalarca iki devletli çözümün bölgede kalıcı barışın tek yolu olduğunu vurguladı. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Netanyahu'nun bu açıklamasını "hayal kırıklığı verici" olarak nitelendirdi ve iki devletli çözüme bağlılıklarını yineledi.
Filistin tarafı ise bu açıklamaları "savaş ilanı" olarak değerlendirdi. Filistin Devlet Başkanlığı sözcüsü Nabil Abu Rudeineh, Netanyahu'nun "iki devletli çözümü gömme" çabalarının başarısız olacağını ve Filistin halkının özgürlük mücadelesinin devam edeceğini söyledi.
Bölgesel olarak, İsrail'in bu tutumu, 7 Ekim'de başlayan Gazze savaşı sonrası zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştiriyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakereleri, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını sürdürmesi nedeniyle tıkanmış durumda. Netanyahu'nun bu açıklaması, müzakere sürecini daha da zorlaştıracak gibi görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu iki devletli çözümün uygulanma ihtimalini daha da zayıflatıyor. Türkiye, Filistin davasının en güçlü destekçilerinden biri olarak, Doğu Kudüs merkezli bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını savunuyor. Netanyahu'nun bu açıklaması, Türkiye'nin bölgede artan diplomatik girişimleriyle çelişiyor. Ankara'nın, İsrail'le ilişkilerini normalleştirme çabalarına rağmen, bu tür açıklamalar iki ülke arasındaki güveni zedeleyebilir ve Türkiye'nin Filistin konusundaki tutumunu sertleştirebilir. Ayrıca, bu durum Türkiye'nin İsrail'le olan enerji işbirliği projelerini de olumsuz etkileyebilir.