İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'da askeri operasyonları genişletmeye hazır olduklarını açıkladı. Netanyahu'nun bu açıklaması, bölgede tansiyonun yükseldiği bir dönemde geldi. İsrail ordusunun son haftalarda Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin ve Nablus kentlerine düzenlediği baskınlarda onlarca Filistinli hayatını kaybetti. Başbakan'ın bu sözleri, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen İsrail'in askeri baskıyı artırabileceği yönünde yorumlanıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Netanyahu, dün yaptığı açıklamada, "Batı Şeria'da terörle mücadele için daha geniş kapsamlı harekata hazırız" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İsrail ordusunun son 48 saat içinde Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerine düzenlediği baskınlarda 12 Filistinlinin öldürülmesinin ardından geldi. Filistin Sağlık Bakanlığı, ölenler arasında iki çocuğun da bulunduğunu duyurdu. İsrail ordusu ise operasyonların, son dönemde artan silahlı saldırılara karşı olduğunu savunuyor.
Batı Şeria'da 1967'den bu yana devam eden işgal, İsrail'in Filistin topraklarındaki kontrolünü giderek derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, yalnızca bu yıl Batı Şeria'da 100'den fazla Filistinli İsrail askerleri veya yerleşimciler tarafından öldürüldü. Aynı dönemde Filistinlilerin düzenlediği saldırılarda ise 20'den fazla İsrailli hayatını kaybetti. Bu karşılıklı şiddet, Oslo Anlaşmaları'ndan bu yana en kanlı dönemlerden birini oluşturuyor.
Netanyahu'nun açıklaması, aynı zamanda sağ koalisyon hükümetinin yerleşimci gruplara verdiği desteği de akıllara getiriyor. Başbakan, geçtiğimiz aylarda Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim yerlerine binlerce yeni konut inşa edileceğini duyurmuştu. Uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen bu yerleşimler, bölgedeki gerilimin ana nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, İsrail-Filistin çatışmasının sadece bölgesel değil, küresel bir boyutu olduğunu bir kez daha gösteriyor. ABD yönetimi, son haftalarda İsrail'e destek mesajları verirken, Arap ülkeleri ve Avrupa Birliği tansiyonun düşürülmesi çağrısında bulunuyor. İsrail'in Batı Şeria'daki operasyonları genişletmesi durumunda, bu çağrıların karşılıksız kalabileceği ve bölgesel istikrarın daha da bozulabileceği belirtiliyor.
Filistin Yönetimi, Netanyahu'nun açıklamalarını sert bir şekilde kınayarak, bu tür adımların barış sürecini tamamen bitireceğini ifade etti. Filistin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Netanyahu ve aşırı sağcı hükümeti, bölgeyi uçuruma sürüklüyor" denildi. Öte yandan Hamas, İsrail'e karşı direnişi artıracaklarını duyurdu.
BM Güvenlik Konseyi'nin konuyu görüşmek üzere acil toplanması bekleniyor. Ancak ABD'nin İsrail'i koruma politikası nedeniyle bu toplantının bir sonuç çıkarması güç görünüyor. İsrail'in son dönemde İran'la yaşanan gerginlikten çatışmanın odağını Batı Şeria'ya kaydırarak uluslararası baskıyı azaltmaya çalıştığı da analistler tarafından dile getiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve İsrail'in Batı Şeria'daki operasyonlarını yakından takip ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik girişimlerini etkileyebilir. Ankara, doğu Akdeniz'deki enerji politikaları ve bölgesel güvenlik açısından İsrail-Filistin çatışmasının tırmanmasını istemiyor. Ayrıca Türkiye'nin, Filistinliler arasında uzlaşmayı teşvik etme çabaları da bu tırmanıştan olumsuz etkilenebilir. Türkiye'nin bu süreçte hem uluslararası platformlarda hem de bölgesel diplomaside aktif bir rol oynaması, tansiyonun düşürülmesine katkı sağlayabilir.