İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, parlamento seçimlerinde sandıkların kapanmasına dakikalar kala başkent Tel Aviv'deki bir alışveriş merkezinde megafonla Likud partisine oy verme çağrısı yaptı. Netanyahu'nun bu hamlesi, seçim yarışının son derece çekişmeli geçtiğini ve Başbakan'ın seçmenleri son anda sandığa gitmeye ikna etmeye çalıştığını gösteriyor.
Seçim yarışının son anları
İsrail'de 2 Mart 2020'de yapılan ve ülkenin son bir yılda üçüncü kez sandık başına gittiği seçimlerde, Başbakan Netanyahu liderliğindeki Likud partisi ile eski Genelkurmay Başkanı Benny Gantz'ın liderliğindeki Mavi-Beyaz ittifakı arasında kıyasıya bir mücadele yaşandı. Netanyahu, oy verme işleminin sona ermesinden hemen önce, seçmenleri sandığa taşımak için alışılmadık bir yöntem deneyerek bir alışveriş merkezinde megafonla konuşma yaptı.
İsrail basınına yansıyan görüntülere göre Netanyahu, alışveriş merkezindeki vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada, "Ülkenin geleceği için sandığa gidin ve Likud'a oy verin" mesajını verdi. Başbakan'ın bu hareketi, seçim kampanyasının son dakikalarında bile seçmenleri etkilemeye yönelik yoğun çabasının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından sandık çıkış anketleri, Likud ile Mavi-Beyaz arasında büyük bir fark olmadığını ortaya koydu. İsrail'de seçim barajı yüzde 3,25 ve partilerin Knesset'te (İsrail parlamentosu) sandalye dağılımı koalisyon hükümeti kurulup kurulamayacağını belirleyecek.
Siyasi belirsizlik ve koalisyon pazarlıkları
Netanyahu, seçim kampanyası boyunca ekonomik başarıları ve güvenlik politikalarını ön plana çıkararak seçmen desteğini artırmaya çalıştı. Ancak hakkındaki yolsuzluk iddiaları ve yargı süreci, seçim sonuçlarını etkileyebilecek önemli faktörler arasında yer aldı. Başbakan, bu iddiaları siyasi bir komplo olarak nitelendiriyor.
Mavi-Beyaz ittifakı ise Netanyahu'nun görevde kalması durumunda demokrasinin zarar göreceğini savunarak değişim vaadiyle seçmenlere seslendi. Gantz, seçim sonrası yaptığı açıklamada, "İsrail halkı değişim istediğini gösterdi" dedi.
İsrail'de seçim sonuçlarının kesinleşmesi ve koalisyon görüşmelerinin başlaması birkaç gün sürebilir. Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin'in partilerle istişarede bulunarak hükümet kurma görevini kime vereceği, ülkenin siyasi geleceğini belirleyecek. Son anketler, her iki bloğun da Knesset'te çoğunluğu sağlamakta zorlanabileceğini ve siyasi kilitlenme riskinin devam ettiğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları, Türkiye'nin Orta Doğu politikası ve bölgesel denge açısından yakından takip ediliyor. Netanyahu hükümetinin Filistin politikaları ve Doğu Akdeniz'deki enerji işbirliği hamleleri, Türkiye'nin bölgedeki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Filistin devletinin tanınması ve iki devletli çözüm konusundaki tutumunu sürdürürken, yeni İsrail hükümetinin bileşimi ve dış politika yönelimi, ikili ilişkilerin seyrini belirleyecek. Ayrıca, İsrail'in Körfez ülkeleriyle yakınlaşması ve ABD'nin bölgedeki rolü, Türkiye'nin stratejik hesaplamalarında önemli bir yer tutuyor. Seçim sonrası oluşacak hükümetin, bölgesel istikrar ve enerji hatları konusundaki tutumu, Türkiye için kritik olacak.