Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda ABD Başkanı Donald Trump'ın yetkilisi Mike Waltz'un konuşması sırasında Küba heyeti ile ABD heyeti arasında gerginlik yaşandı. Küba delegasyonu üyeleri, Waltz'un konuşması sırasında masalara vurarak protesto etti ve Waltz'u 'yalancı' olmakla suçladı. Olay, BM çatısı altında nadiren görülen bir diplomatik arbede olarak kayda geçti.
Gerginliğin arka planı
Edinilen bilgilere göre olay, Waltz'un Küba rejimini hedef alan sert açıklamaları sırasında meydana geldi. Waltz konuşmasında Küba hükümetini insan hakları ihlalleri ve bölgesel istikrarsızlık yaratmakla suçladı. Küba delegasyonu ise bu iddiaları reddederek, ABD'nin müdahaleci politikalarını eleştirdi. Delegasyon üyelerinin masalara vurması, salondaki diğer ülke temsilcileri arasında şaşkınlıkla karşılandı.
BM Genel Kurulu'nda benzer protestolar zaman zaman yaşansa da, bir heyetin konuşmacıyı doğrudan 'yalancı' olarak nitelendirmesi diplomatik teamüllere aykırı bulundu. Olay sonrası herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ile Küba arasındaki ilişkiler, Trump yönetiminin son dönemde Küba'ya yönelik yaptırımları sıkılaştırmasıyla yeniden gerilmişti. Washington, Küba'yı Venezuela'daki Maduro rejimine destek vermekle suçluyor. Küba ise ABD'nin ekonomik ablukasının ülkedeki insani krizi derinleştirdiğini savunuyor. BM platformunda yaşanan bu son olay, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların ne kadar gergin olduğunu gözler önüne serdi.
Uzmanlar, olayın BM'nin çok taraflı diplomasi işlevine gölge düşürebileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Latin Amerika ülkeleri, ABD'nin BM'yi kendi politikaları için araçsallaştırdığı eleştirisini sık sık dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM'de yaşanan bu tür diplomatik gerginlikler, Türkiye'nin çok taraflı diplomasiye verdiği önem açısından dikkatle izlenmeli. Türkiye, Küba ile son yıllarda ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirirken, ABD ile de stratejik ortaklığını sürdürüyor. Ankara, BM çatısı altında yaşanan bu tür olaylarda tarafları diyaloga çağırma geleneğini sürdürebilir. Ayrıca Türkiye, Latin Amerika ve Karayipler'de artan nüfuzunu korumak için Küba ile ilişkilerini dengelemek durumunda. Olay, ABD'nin tek taraflı yaklaşımlarına karşı çok kutuplu bir diplomasi arayışındaki Türkiye için bir emsal teşkil edebilir.