Nepal ve Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde Çarşamba günü meydana gelen ani sellerin ardından ölü sayısı 750'ye yükseldi, 3 binden fazla kişi ise hala kayıp. Yetkililer, Pazar günü yoğun yağmur ve yükselen nehir seviyelerinin arama kurtarma çalışmalarını olumsuz etkilediğini duyurdu. Nepal'in afet yönetim yetkilileri, kurtarma ekiplerine 'kayıp kişilere ulaşmak için zamanla yarışmaları' çağrısında bulundu.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, ülkenin doğusundaki Koshi, Bagmati ve Gandaki eyaletlerinde etkili olan ani seller nedeniyle şu ana kadar 750 kişi hayatını kaybetti. Kayıp sayısının ise 3.100'ün üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'nde de en az 28 kişinin öldüğü, 40'tan fazla kişinin kayıp olduğu bildiriliyor. Bölgede etkili olan muson yağmurları, nehirlerin taşmasına ve toprak kaymalarına yol açtı.
Kurtarma ekipleri, helikopterler ve teknelerle mahsur kalanları tahliye etmeye çalışıyor. Ancak sürekli yağış, mevcut kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasını zorlaştırıyor. Nepal ordusu ve polisi, afet bölgelerinde arama kurtarma faaliyetlerini sürdürürken, orduya ait helikopterlerin de bazı bölgelere ulaşamadığı belirtiliyor. Yetkililer, özellikle Hindu Kush Himalaya bölgesindeki dağlık alanlarda yolların ve köprülerin yıkılması nedeniyle karadan ulaşımın kesintiye uğradığını ifade ediyor. Nepal Başbakanı K. P. Sharma Oli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hükümetin tüm imkanlarıyla afetzedelerin yanında olduğunu belirterek, uluslararası yardım çağrısında bulundu.
Çin'in Tibet bölgesinde ise Şigatse ve Lhasa çevresindeki yerleşimler selden etkilendi. Çin hükümeti, bölgeye arama kurtarma ekipleri ve yardım malzemesi sevk etti. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 'afet sonrası çalışmaların hızlandırılması ve kayıpların en aza indirilmesi' talimatını verdi.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Himalayalar'ın güney yamacında yer alan Nepal, her yıl muson yağmurlarının yol açtığı sel ve heyelanlardan büyük zarar görüyor. Ancak bu yılki felaket, son yılların en yıkıcılarından biri olarak değerlendiriliyor. İklim değişikliğinin etkisiyle ani ve şiddetli yağışların arttığına dikkat çeken uzmanlar, bölgenin kırılganlığının giderek arttığını vurguluyor. Katmandu merkezli Uluslararası Dağ Gelişimi Merkezi'nden (ICIMOD) yapılan açıklamada, 'İklim değişikliği, Himalayalar'da hava olaylarını daha öngörülemez hale getiriyor. Bu tür afetlerin sıklığı ve şiddeti artacak' denildi.
Nepal'deki siyasi istikrarsızlık ve ekonomik zorluklar, afet yönetimi kapasitesini olumsuz etkiliyor. Ülke, 2015'teki depremin ardından yeniden yapılanma sürecini tamamlamadan bu kez sel felaketiyle mücadele etmek zorunda. Uluslararası toplumdan Nepal'e yardım ulaştırılması bekleniyor. Hindistan ve Çin, komşu ülke olarak ilk etapta yardım teklifinde bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, Türkiye'nin afet yönetimi ve insani yardım alanındaki deneyimini ortaya koyabileceği bir alan olarak öne çıkıyor. Türkiye, geçmişte deprem ve sel gibi afetlerde birçok ülkeye yardımda bulunmuş, bu alanda uluslararası düzeyde tanınan bir aktör haline gelmiştir. Nepal'e yapılacak yardımlar, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasisini güçlendirebilir. Ayrıca, Güney Asya'daki gelişmeler, Türkiye'nin İpek Yolu girişimi kapsamında bölgeyle artan ekonomik ve ticari ilişkileri açısından da önem taşıyor. Türkiye'nin bu tür afetlere karşı hazırlıklı olması ve afet yönetimi konusunda iş birliğini geliştirmesi, küresel ölçekte etkinliğini artırabilir.