Nepal ve Çin, geçtiğimiz hafta meydana gelen ve şiddetli muson yağmurlarının tetiklediği yıkıcı sellerin ardından kurtarma çalışmalarını yeniden başlattı. Ülke genelinde ölü sayısı 600'e yaklaşırken, yetkililer kayıp kişileri arama çalışmalarının sürdüğünü bildiriyor. Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, sel ve toprak kaymaları sonucu en az 589 kişi hayatını kaybetti, 43 kişi ise hâlâ kayıp. Başkent Katmandu ve çevresindeki bölgeler en çok etkilenen yerler arasında yer alıyor. Himalayaların eteklerindeki köylerde ve vadilerde mahsur kalan binlerce kişi için helikopter destekli operasyonlar devam ediyor. Ancak uzmanlar, sel sularının çekilmesiyle birlikte yeni oluşan bir buzul gölünün çevre yerleşimler için ciddi bir tehlike oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Sellerin Yıkıcı Etkisi
Nepal, her yıl muson yağmurlarının yol açtığı sellerle mücadele ediyor, ancak bu yılki seller özellikle yıkıcı oldu. Ülkenin doğu ve orta bölgelerinde etkili olan şiddetli yağışlar, nehirlerin taşmasına ve yamaçlarda toprak kaymalarına neden oldu. Katmandu Vadisi'nde, 24 saat içinde düşen yağış miktarı son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Yetkililer, sel nedeniyle en az 300 bin kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını, on binlerce kişinin geçici barınma merkezlerinde yaşam mücadelesi verdiğini belirtiyor. Kurtarma ekipleri, çamur ve enkaz altında kalanları aramak için arama-kurtarma köpekleri ve insansız hava araçları kullanıyor. Nepal ordusu ve polisi, Çin Halk Kurtuluş Ordusu'na bağlı birliklerle koordineli bir şekilde çalışıyor; Çin, komşusuna yardım etmek için arama kurtarma personeli ve ekipman gönderdi.
Çin ile Nepal arasındaki sınır bölgesi de sellerden büyük zarar gördü. Özellikle Tibet Özerk Bölgesi'nin güneyindeki bazı ilçelerde, sel nedeniyle yollar ve köprüler kullanılamaz hale geldi. Çin hükümeti, Nepal'e insani yardım ulaştırmak için hava köprüsü kurduğunu açıkladı. Yardım uçakları, çadır, gıda, temiz su arıtma tabletleri ve tıbbi malzeme taşıyor. İki ülke arasındaki iş birliği, özellikle altyapı projeleri (Çin-Nepal Demiryolu ve dostluk yolları) bağlamında son yıllarda güçlenmişti; şimdi bu iş birliği afet yönetimi alanında da kendini gösteriyor.
Ancak uzmanlar, asıl tehlikenin sellerin hemen ardından ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor. Nepal'in kuzeyindeki dağlık bölgelerde, buzul göllerinin (glacial lakes) baraj görevi gören doğal setlerin yıkanmasıyla oluşan yeni bir göl tespit edildi. Bu gölün, aşağıdaki yerleşim yerleri için ani bir sel baskını (glacial lake outburst flood - GLOF) riski taşıdığı belirtiliyor. Nepal Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Kurumu yetkilileri, gölün hacminin hızla arttığını ve bir patlama durumunda çevre köylerin sular altında kalabileceğini ifade ediyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin Himalayalar'daki buzulları erittiğini ve bu tür riskleri artırdığını vurguluyor. Bu nedenle, kurtarma ekiplerinin öncelikle riskli bölgelerdeki tahliyeleri tamamlaması ve setlerin takviye edilmesi için uluslararası yardım çağrısı yapılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İklim Değişikliği ve Sınır Aşan Etkiler
Nepal'deki seller, yalnızca ülkeyi değil, aynı zamanda komşu Hindistan ve Bangladeş'i de etkiliyor. Özellikle Hindistan'ın Bihar ve Uttar Pradeş eyaletlerinde, Nepal'den gelen nehirlerin taşması sonucu sel baskınları yaşanıyor; bu bölgelerde can kaybı ve maddi hasar bildiriliyor. Bu durum, Güney Asya'da nehir sularının yönetimi konusunda bölgesel iş birliğinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin muson yağışlarının şiddetini ve sıklığını artırdığını, bu tür felaketlerin daha da yaygınlaşacağını belirtiyor. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) raporları, Himalayalar'ın iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgeler arasında olduğunu ortaya koyuyor. Buzul erimeleri, hem su kaynaklarını tehdit ediyor hem de ani sel riskini artırıyor.
Nepal ve Çin arasındaki iş birliği, sınır ötesi afet yönetiminde önemli bir örnek teşkil ediyor. Çin'in, Nepalli yetkililere teknik destek ve erken uyarı sistemleri konusunda yardım etmesi, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın bir göstergesi. Çin ayrıca, 'Kuşak ve Yol' girişimi kapsamında yaptığı altyapı yatırımlarının afetlere karşı dirençli olması için de çalışmalar yürütüyor. Ancak bazı analistler, Çin'in yardımının arkasındaki jeopolitik motivasyonlara dikkat çekiyor; Çin, Güney Asya'daki etkisini artırmak için Nepal ve diğer komşu ülkelerle bağlarını güçlendiriyor. Hindistan'ın bu yardımları yakından izlediği ve bölgedeki nüfuz mücadelesinin devam ettiği belirtiliyor. Bölgesel düzeyde, Güney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı (SAARC) üyeleri arasında afet yönetimi iş birliğini artırma çağrıları yapılıyor. Sellerin yol açtığı yıkım, ülkelerin tek başına hareket etmesinin yetersiz kaldığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin doğrudan bir sınırı bulunmamakla birlikte, Nepal'deki sel felaketi, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin bir göstergesi olarak Türkiye'yi de ilgilendiriyor. Türkiye, benzer doğal afetlerle sıklıkla karşılaşan bir ülke olarak, bu tür felaketlerde uluslararası dayanışmanın önemini biliyor. Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ve AFAD gibi kurumlar geçmişte Nepal'e yardım göndermişti; bu krizde de benzer bir insani yardım çağrısı söz konusu olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak, özellikle Güney Asya'da artan Çin etkisi karşısında, bu tür insani krizlerde daha aktif bir rol alması, diplomatik ilişkilerini güçlendirebilir. İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında, Türkiye'nin yürüttüğü uluslararası girişimlere Nepal'in ihtiyaçlarının dahil edilmesi, ülkenin küresel sorumluluklarını yerine getirmesi açısından da önemli. Bu felaket, doğal afetlerin sınır tanımadığını ve küresel iş birliğinin kaçınılmaz olduğunu hatırlatıyor.