Nepal'in merkezindeki Upper Trishuli 3A hidroelektrik santrali inşaat sahasında bir tünelde dokuz gün boyunca mahsur kalan iki kişi, uluslararası bir kurtarma ekibinin yoğun çabaları sonucu sağ olarak kurtarıldı. Avustralyalı bir mühendis, kurtarma operasyonuna danışmanlık yaptığını ve iki kişinin dokuz günlük zorlu bekleyişin ardından nasıl serbest bırakıldığını açıkladı.
Kurtarma Operasyonunun Arka Planı
Olay, Nepal'in Rasuwa bölgesinde bulunan Upper Trishuli 3A hidroelektrik santrali inşaat alanında meydana geldi. Tünelde meydana gelen bir göçük sonucu iki işçi yer altında mahsur kaldı. Olayın ardından Nepal ordusu, silahlı polis gücü ve yerel yönetim acil kurtarma çalışması başlattı. Ancak tünelin dar ve kararsız yapısı nedeniyle kurtarma ekipleri günlerce ilerleme kaydedemedi.
Avustralyalı mühendis, uluslararası bir kurtarma ekibine danışman olarak katıldı. Edinilen bilgilere göre, kurtarma çalışmaları sırasında tünel içindeki hava akışını sağlamak ve mahsur kalanlara yiyecek, su ve tıbbi malzeme ulaştırmak için özel düzenekler kuruldu. Dokuz gün boyunca iki kişiyle iletişim kesintisiz sürdürüldü. Mühendis, "Tünelin jeolojik yapısı çok kırılgan olduğu için her adımda çökme riski vardı. Yavaş ama kontrollü ilerlemek zorundaydık" ifadelerini kullandı.
Kurtarma ekipleri, tünelin girişinden itibaren yaklaşık 30 metre derinliğe kadar elle kazı yaparak ilerledi. Zaman zaman tünel içinde su birikintileri oluştu ve ekipler su tahliye pompaları kullanmak zorunda kaldı. Operasyonun en kritik anı, tünelin bir bölümünde ikinci bir göçük meydana gelmesiyle yaşandı; ancak ekipler hızla yeni bir güzergâh açarak ilerlemeyi sürdürdü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal, altyapı yatırımları ve hidroelektrik projeleriyle ekonomisini güçlendirmeye çalışırken, bu tür kazalar ülkenin enerji güvenliği ve inşaat sektöründeki güvenlik standartlarına ilişkin endişeleri artırıyor. Upper Trishuli 3A, ülkenin en büyük hidroelektrik projelerinden biri ve tamamlandığında Nepal'in elektrik üretim kapasitesine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Ancak sık yaşanan doğal afetler ve zorlu coğrafi koşullar, projelerin zamanında tamamlanmasını zorlaştırıyor.
Bu olay, aynı zamanda Güney Asya'da inşaat sektöründe iş güvenliği ve acil durum müdahale kapasitesinin yetersizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Uluslararası kurtarma ekiplerinin müdahalesi, Nepal'in kendi başına bu tür karmaşık operasyonları yürütmekte zorlandığını gösteriyor. Benzer şekilde, 2023 yılında Uttarakhand'daki bir tünelde mahsur kalan 41 işçinin kurtarılması da haftalar sürmüş ve uluslararası destek gerekmişti.
Avustralyalı mühendisin katkısı, afet yönetiminde uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyuyor. Nepal hükümeti, kurtarma operasyonunun başarıyla sonuçlanmasında uluslararası uzmanların rolünü takdir etti. Uzmanlar, bu tür olayların önlenmesi için inşaat projelerinde jeoteknik etütlerin daha kapsamlı yapılması ve acil durum planlarının hazırlanması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'de yaşanan bu olay, Türkiye'nin enerji ve inşaat sektörü açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda hidroelektrik ve nükleer enerji projelerine ağırlık verirken, benzer coğrafi risklerle karşılaşabilir. Özellikle Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde yürütülen tünel ve baraj projelerinde jeolojik risklerin yönetimi kritik önem taşıyor. Bu haber, Türk mühendislik firmalarının uluslararası projelerde güvenlik standartlarını daha da yükseltmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) gibi kurumlarının uluslararası kurtarma operasyonlarındaki deneyimi, benzer durumlarda iş birliği fırsatları yaratabilir.