Nepal'in kuzeyindeki Rasuwa bölgesinde bulunan bir hidroelektrik santrali inşaat sahasında, sel sularının vurduğu tünelde dokuz gün boyunca mahsur kalan iki işçi, yoğun çabalar sonucu sağ olarak kurtarıldı. Yetkililer, kurtarılan işçilerin ellerinde ve bacaklarında yaralanmalar olduğunu, helikopterle başkent Katmandu'daki bir hastaneye nakledildiklerini bildirdi. Kurtarma operasyonu, Nepal ile Tibet özerk bölgesi arasındaki sınır hattında meydana gelen ani sel felaketinin ardından bölgede yürütülen geniş çaplı arama-kurtarma çalışmalarının bir parçası olarak gerçekleşti. Sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 1.200'ü aşmış durumda.
Sel Felaketinin Ardından Zorlu Kurtarma Operasyonu
Nepal-Tibet sınırında geçtiğimiz hafta etkili olan aşırı yağışlar, dağlık bölgelerdeki akarsuların taşmasına ve vadilerde bulunan yerleşim alanları ile altyapı tesislerinin sular altında kalmasına yol açtı. Rasuwa bölgesindeki hidroelektrik projesi de bu felaketten ciddi şekilde etkilendi. Tünelin giriş kısmı, sel sularının getirdiği moloz ve çamurla tıkandı; içeride çalışan iki işçi, dış dünyayla bağlantısı kesilen tünelde mahsur kaldı.
Olayın hemen ardından bölgeye sevk edilen Nepal ordusu ve afet yönetimi ekipleri, tüneldeki su seviyesini düşürmek ve tıkanıklığı açmak için günlerce aralıksız çalıştı. Ekipler, dar ve çamur dolu tünelde ilerlemekte büyük güçlük çekti. Kurtarma çalışmaları sırasında zaman zaman su seviyesinin yeniden yükselmesi, operasyonu sekteye uğrattı. Dokuz gün süren çabanın sonunda ekipler, işçilere ulaşmayı başardı. Sağlık durumlarının stabil olduğu belirtilen işçiler, ilk müdahalenin ardından helikopterle Katmandu'ya gönderildi.
Bu kurtarma, aynı bölgede devam eden diğer arama-kurtarma çalışmaları için umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ancak felaketin bilançosu her geçen gün ağırlaşıyor. Yetkililer, sel sularının sürüklediği toprak ve moloz nedeniyle ulaşımın kesildiği çok sayıda köye henüz ulaşılamadığını, bu nedenle ölü sayısının artmasından endişe edildiğini açıkladı. Bölgede binlerce kişi evsiz kaldı; içme suyu, gıda ve barınma ihtiyaçları acil yardım gerektiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İklim Değişikliği ve Altyapı Güvenliği
Nepal'deki sel felaketi, Güney Asya'da muson yağışlarının giderek şiddetlenmesi ve dağlık bölgelerde altyapı güvenliğinin sorgulanması açısından kritik bir örnek teşkil ediyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin Himalaya bölgesinde buzul erimelerini hızlandırdığını ve ani sel (GLOF) riskini artırdığını vurguluyor. Nepal, hidroelektrik enerji potansiyeli yüksek bir ülke olsa da, bu tür projelerin inşası ve işletmesi sırasında doğal afetlere karşı dayanıklılık yeterince sağlanamıyor.
Öte yandan, Nepal-Tibet sınırındaki sel felaketi, Çin ile Nepal arasındaki sınır bölgelerinde yürütülen altyapı projelerini de etkileyebilir. Bölge, stratejik açıdan önemli; Çin'in Kuşak-Yol Girişimi kapsamında Nepal ile bağlantı yolları ve enerji projeleri bulunuyor. Felaketin yarattığı yıkım, bu projelerin güvenliği ve sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğuruyor. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye insani yardım ulaştırmak için çalışmalarını sürdürüyor; ancak coğrafi zorluklar ve hasarlı yollar, yardımların ulaştırılmasını güçleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi ve tünel kurtarma operasyonu, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel iklim krizinin yol açtığı afetlerin boyutunu gözler önüne seriyor. Türkiye, son yıllarda sel, orman yangını ve deprem gibi doğal afetlerle sıkça karşılaşan bir ülke olarak, afet yönetimi ve altyapı dayanıklılığı konularında deneyim sahibi. Nepal'deki olay, hidroelektrik santralleri gibi kritik altyapıların sel riskine karşı nasıl korunması gerektiği konusunda dersler içeriyor. Ayrıca Türkiye, uluslararası insani yardım faaliyetlerinde aktif rol alarak bölgeye destek sunabilir. İklim değişikliğinin sınır aşan etkileri, Türkiye'nin dış politika ve güvenlik stratejilerinde çevresel faktörleri daha fazla dikkate almasını gerektiriyor.