Nepal'in Sindhupalchok bölgesinde bulunan bir hidroelektrik santrali inşaat sahasındaki tünelde toprak kayması sonucu mahsur kalan iki işçi, yaklaşık 24 saat süren kurtarma operasyonunun ardından sağ olarak çıkarıldı. Yetkililer, işçilerin durumunun iyi olduğunu ve hastanede gözlem altında tutulduklarını açıkladı. Olay, ülkenin engebeli coğrafyasında yürütülen altyapı projelerindeki güvenlik risklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın Gelişimi ve Kurtarma Çalışmaları
Edinilen bilgilere göre, olay Sindhupalchok'ta inşa halindeki bir hidroelektrik projesinin tünelinde meydana geldi. Tünelde çalışma sırasında aniden toprak kayması oldu ve iki işçi, tünelin çıkışından kopan moloz yığını nedeniyle mahsur kaldı. Diğer işçilerin ihbarı üzerine bölgeye jandarma, itfaiye ve yerel yönetim ekipleri sevk edildi.
Kurtarma ekipleri, dar ve riskli tünel koşullarında elle ve küçük makinelerle kazı yaparak işçilere ulaşmaya çalıştı. Nepal ordusuna bağlı mühendislerin de destek verdiği operasyonda, tünelin çökme riski nedeniyle kontrollü ilerleme sağlandı. Yaklaşık 24 saatlik yoğun çabanın ardından işçilerden biri akşam saatlerinde, diğeri ise gece yarısına doğru kurtarıldı. Sağlık ekipleri, işçilerin ilk müdahalesinin ardından Sindhupalchok Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını ve hayati tehlikelerinin bulunmadığını bildirdi.
Bölge yetkilileri, tüneldeki toprak kaymasının nedenine ilişkin soruşturma başlatıldığını, projede çalışan müteahhit firmanın güvenlik önlemlerini denetleyeceklerini açıkladı. Nepal'de son yıllarda artan hidroelektrik yatırımları, özellikle muson yağışlarının yoğun olduğu dönemlerde heyelan ve sel riskini beraberinde getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal, elektrik ihtiyacının büyük bölümünü hidroelektrikten karşılıyor ve hükümet, 2030'a kadar 10 bin megavatlık kapasite hedefiyle çok sayıda baraj ve tünel projesini hayata geçiriyor. Ancak bu projeler, sık sık iş güvenliği ihlalleri ve doğal afetlerle gündeme geliyor. 2023'te Uttarakhand'daki Silkyara tünelinde 41 işçinin 17 gün mahsur kalması, Güney Asya'daki tünel güvenliği tartışmalarını alevlendirmişti. Nepal'deki bu son olay, benzer risklerin bölge genelinde sürdüğünü gösteriyor.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, Güney Asya'da inşaat sektöründe iş kazaları nedeniyle her yıl binlerce işçi hayatını kaybediyor. Nepal gibi gelişmekte olan ülkelerde denetim yetersizliği ve firmaların maliyet düşürme çabaları, güvenlik standartlarının geri planda kalmasına yol açıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olaylarının bu riskleri daha da artırdığını vurguluyor.
Öte yandan, Nepal'in hidroelektrik potansiyeli, enerji ihracatı yoluyla Hindistan ve Bangladeş ile ekonomik bağları güçlendirme fırsatı sunuyor. Ancak altyapı projelerindeki gecikmeler ve kazalar, yatırımcı güvenini sarsabileceği gibi ülkenin enerji güvenliği hedeflerini de riske atıyor. Son kurtarma operasyonu, Nepal ordusunun afet müdahale kapasitesini göstermesi açısından da dikkat çekici. Ordu, 2015 depremi sonrası arama-kurtarma yeteneklerini artırmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'de yaşanan tünel kazası, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, benzer coğrafi ve jeolojik riskler taşıyan Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türk müteahhitlik firmaları, Nepal dahil birçok Asya ülkesinde altyapı projeleri yürütüyor. Bu tür olaylar, Türk firmalarının uluslararası projelerde iş güvenliği standartlarına uyumunun önemini artırıyor. Ayrıca Türkiye, dağlık bölgelerde hidroelektrik ve tünel projelerinde benzer heyelan riskleriyle karşı karşıya. Nepal'deki kurtarma operasyonu, Türkiye'nin afet müdahale kapasitesini geliştirmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Sonuç olarak, bölgesel istikrar ve enerji arz güvenliği açısından Nepal'deki gelişmeler takip edilmeli.