Nepal'in Himalaya bölgesinde, Tibet sınırına yakın dağlık kesimlerde meydana gelen şiddetli bir sel felaketi, yerleşim yerlerini sürüklerken, yollar, köprüler ve enerji santrallerinde büyük hasara yol açtı. Nepal makamları Çarşamba günü yaptıkları açıklamada, selin etkili olduğu bölgelerde can kaybı yaşanabileceği uyarısında bulundu. Syapru Besi ve Timure yerleşimleri başta olmak üzere Rasuwa bölgesindeki köyler, ani gelen sel suları nedeniyle büyük ölçüde hasar gördü. Yetkililer, bölgedeki arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü, ancak ulaşımın kesintiye uğraması nedeniyle ekiplerin bölgeye ulaşmakta güçlük çektiğini belirtiyor.
Felaketin Boyutları ve Altyapı Hasarı
Sel felaketi, Nepal'in kuzeyindeki Rasuwa bölgesinde, Tibet Özerk Bölgesi sınırındaki Timure ve Syapru Besi köylerinde etkili oldu. Bölgeden gelen ilk bilgilere göre, onlarca ev sular altında kalırken, bazı yapılar tamamen yıkıldı. Nepal polisi ve ordu birlikleri, helikopterlerle bölgeye sevk edilirken, ilk belirlemelere göre en az 30 kişinin kaybolduğu bildiriliyor. Ancak yetkililer, bu sayının artmasından endişe ediyor.
Sel suları, bölgedeki ana yolları ve çok sayıda köprüyü kullanılamaz hale getirdi. Özellikle Nepal-Çin sınır kapısına ulaşımı sağlayan ve Çin'in yardımlarıyla inşa edilen Araniko Otoyolu'nun bazı bölümleri sel nedeniyle çöktü. Bu durum, hem bölge halkının hem de uluslararası yardım kuruluşlarının bölgeye erişimini engelliyor. Ayrıca, bölgedeki birkaç hidroelektrik santrali de selden olumsuz etkilendi. Enerji projelerinde çalışan işçilerin bir kısmının sel sularına kapıldığı, bazılarının ise mahsur kaldığı bildiriliyor.
Nepal hükümeti, felaket bölgesinde acil durum ilan etti. Başbakan Yardımcısı Narayan Kaji Shrestha, yaptığı açıklamada, "Bölgedeki tüm imkanlarımızı seferber ettik. Önceliğimiz kayıp kişilere ulaşmak ve yaralıları tahliye etmek" dedi. Ancak bölgenin engebeli coğrafyası ve süren olumsuz hava koşulları, kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.
İklim Değişikliği ve Bölgesel Riskler
Uzmanlar, bu tür ani sellerin, iklim değişikliğinin etkisiyle Himalaya bölgesinde giderek daha sık ve şiddetli hale geldiğine dikkat çekiyor. Himalayalar'daki buzulların erimesi, yüksek rakımlı göllerde su seviyesinin yükselmesine ve bu göllerin setlerinin çökmesi sonucu ani sellere yol açıyor. Nepal, dünyada iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alırken, her yıl bu tür felaketlerle karşı karşıya kalıyor.
Bu felaket, Nepal'in altyapı kırılganlığını ve acil durum yönetimindeki zaaflarını bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke, 2015 depreminde de büyük yıkım yaşamış ve yeniden yapılanma sürecinde önemli zorluklarla karşılaşmıştı. Bölgedeki hidroelektrik santrallerinin bir kısmı, Nepal'in enerji ihtiyacını karşılamak ve Hindistan ile Çin'e enerji ihraç etmek amacıyla inşa ediliyor. Bu projelerin zarar görmesi, ülkenin enerji hedeflerini de olumsuz etkileyecek.
Öte yandan, sel felaketi, Nepal-Çin sınır hattında güvenlik risklerini de gündeme getirdi. Bölgedeki sınır kapısının kapanması, iki ülke arasındaki ticareti ve insani yardım akışını sekteye uğratabilir. Çin yönetimi, Nepal'e taziye mesajı yayınlayarak, gerekli yardımı sağlamaya hazır olduğunu bildirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişmedir. Türkiye, Güney Asya'da artan doğal afet riskleri ve iklim değişikliğinin etkileri karşısında, bu ülkelerle insani yardım ve kalkınma işbirliğini güçlendirme potansiyeline sahiptir. Ayrıca, bölgedeki enerji projelerinin sekteye uğraması, küresel enerji piyasalarında kısa vadeli dalgalanmalara yol açabilir; ancak Türkiye'nin enerji ithalatındaki çeşitlilik sayesinde bu etki sınırlı kalabilir. Türkiye'nin, doğal afet yönetiminde edindiği deneyimleri (örneğin depremler) Nepal'e aktarması, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir ve bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Ancak doğrudan bir siyasi veya ekonomik etki beklenmemektedir.