Nepal'de Haziran ayında etkili olan şiddetli muson yağışlarının yol açtığı sellerin üzerinden bir ay geçmesine rağmen, binlerce kişi hâlâ kayıp. Ülkenin orta ve doğu bölgelerini vuran sellerde yüzlerce kişi hayatını kaybederken, altyapı ağır hasar gördü. Yetkililer, kayıp sayısının net olarak belirlenemediğini, enkaz altında kalan ve nehirlerde sürüklenen çok sayıda kişi olduğunu belirtiyor. Aileler, hem kayıplarını arıyor hem de hayatlarını yeniden kurmaya çalışıyor.
Sel Felaketinin Arka Planı ve Hasarın Boyutları
Nepal'de muson mevsimi her yıl sellere neden olsa da bu yılki yağışlar son yılların en şiddetlisi olarak kaydedildi. Ülkenin doğusundaki Koshi ve batısındaki Karnali nehir havzalarında su seviyeleri kritik düzeylere ulaştı. Seller, başkent Katmandu dahil birçok kenti vurdu; yollar, köprüler ve tarım arazileri kullanılamaz hale geldi. Hükümetin açıkladığı verilere göre, 200'den fazla kişi hayatını kaybetti, 100'den fazla kişi yaralandı ve binlerce ev yıkıldı. Elektrik ve iletişim hatları hasar gördü, temiz suya erişim kesildi. Salgın hastalık riski nedeniyle sağlık ekipleri alarm durumunda.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), bölgede insani yardım çalışmalarının sürdüğünü ancak kaynakların yetersiz olduğunu bildirdi. Birleşmiş Milletler, acil müdahale için 50 milyon dolarlık fon çağrısı yaptı. Ancak dağlık ve ulaşımı zor bölgelerde yardımların ulaştırılması güçlükle ilerliyor. Kayıp kişilerin aileleri, devletten daha fazla destek bekliyor. Psikososyal destek ekipleri, travma yaşayan hayatta kalanlara yardım ediyor.
Uzmanlar, iklim değişikliğinin muson düzenini bozarak aşırı yağışları artırdığını vurguluyor. Nepal, dağlık coğrafyası ve zayıf altyapısı nedeniyle iklim krizine karşı en kırılgan ülkelerden biri. Hükümet, uzun vadeli iyileşme planları için uluslararası finansman arayışında. Ancak bürokratik engeller ve yolsuzluk iddiaları, yardımların etkin dağıtımını zorlaştırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal'deki sel felaketi, Güney Asya'da iklim göçünü ve insani krizi derinleştiriyor. Komşu Hindistan ve Bangladeş de benzer sellerle mücadele ediyor. Bölgesel işbirliği mekanizmaları (SAARC gibi) yetersiz kalıyor. Küresel yardım kuruluşları, iklim adaptasyonu için daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini belirtiyor. Gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı taahhütleri ise hâlâ tartışmalı. Nepal örneği, iklim değişikliğinin en yoksul ülkeleri orantısız biçimde vurduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'deki sel felaketine doğrudan taraf değil; ancak bölgesel istikrar ve insani yardım açısından dolaylı etkiler söz konusu. Türkiye, AFAD ve Kızılay aracılığıyla dostane ülkelere yardım gönderiyor; Nepal'e de benzer destek sağlayabilir. İklim değişikliği kaynaklı doğal afetler, Türkiye'nin de sıkça karşılaştığı bir sorun. Bu tür olaylar, uluslararası dayanışmanın önemini artırıyor. Ayrıca, Güney Asya'daki istikrarsızlık, küresel ticaret ve enerji güvenliğini dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye'nin insani diplomasi hamleleri, bölgesel nüfuzunu güçlendirebilir.