Nepal'in başkenti Katmandu'ya bağlı yolların ve iletişim hatlarının kopması nedeniyle felaket bölgelerindeki vatandaşlar yakınlarının akıbetini öğrenemiyor. Ülkenin batısındaki Karnali ve Sudurpashchim eyaletlerinde geçtiğimiz günlerde meydana gelen ani seller, en az 170 kişinin ölümüne yol açarken, yüzlerce kişi hâlâ kayıp. DW'ye konuşan bölge sakinleri, yetkililerin yardım ulaştıramadığını ve kendilerini tamamen izole edilmiş hissettiklerini belirtti. Nepal İçişleri Bakanı, devletin bu büyüklükte bir afete hazır olmadığını itiraf ederek, arama kurtarma çalışmalarının zorlu hava koşulları ve altyapı hasarı nedeniyle sekteye uğradığını söyledi.
Felaketin Boyutları ve Yerel Halkın Çaresizliği
Karnali eyaletindeki Mugu ilçesinde yaşayan 42 yaşındaki Hari Bahadur Shahi, DW'ye yaptığı açıklamada, sel sularının üç gün önce köyünü bir anda bastığını ve ailesinden sekiz kişiyi kaybettiğini anlattı. "Katmandu ile bağlantımız tamamen koptu. Telefon hatları çalışmıyor, yollar yıkıldı. Kimse bize ulaşamıyor, biz de dışarı çıkamıyoruz" diyen Shahi, yardım ekiplerinin hâlâ bölgeye ulaşamadığını söyledi. Benzer ifadeler kullanan Bajhang ilçesinden 35 yaşındaki Sanu Rana, evlerinin çamur ve moloz yığınına döndüğünü, ancak yetkililerin kendilerine sadece helikopterle havadan erzak attığını belirtti.
Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterlerle bazı bölgelere ulaşmaya çalışsa da, özellikle dağlık arazideki köyler hâlâ izole durumda. Ülkenin Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim Kurumu'na göre, en az 70 kişi hâlâ kayıp. Yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe ediyor. Nepal Kızılhaçı'ndan yapılan açıklamada, binlerce kişinin evsiz kaldığı ve temiz su, gıda ve ilaç ihtiyacı bulunduğu belirtildi.
İçişleri Bakanı Narayan Kaji Shrestha, düzenlediği basın toplantısında, "Devlet olarak bu büyüklükte bir afete hazır değildik" diyerek üzüntüsünü dile getirdi. Shrestha, iklim değişikliğinin etkisiyle ani sellerin sıklığının arttığını ve altyapı yatırımlarının bu yeni duruma göre planlanmadığını kabul etti. Bakan, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini ve geçici barınma merkezleri kurulduğunu sözlerine ekledi.
Bölgesel Etkiler ve Küresel İklim Krizi
Himalaya bölgesindeki diğer ülkeler gibi Nepal de iklim değişikliğinin etkilerine karşı son derece kırılgan bir konumda. Bilim insanları, küresel ısınmanın buzulların erimesini hızlandırdığını ve ani sel riskini artırdığını vurguluyor. Bu tür afetler, yalnızca can kaybına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda tarım arazilerini tahrip ederek geçim kaynaklarını yok ediyor ve ülke ekonomisini olumsuz etkiliyor.
Bölgedeki diğer ülkelerde de benzer felaketler yaşanıyor. Hindistan'ın kuzey eyaletleri ve Bangladeş'te de muson yağmurları nedeniyle seller meydana geliyor. Uzmanlar, Güney Asya'nın iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerden biri olduğunu ve bu ülkelerin afet yönetimi kapasitelerini güçlendirmeleri gerektiğini belirtiyor. Nepal merkezli Himalaya Su ve Enerji Çalışmaları Enstitüsü'nden hidrolog Dr. Santosh Nepal, DW'ye yaptığı açıklamada, "Bu olay, iklim krizinin artık uzak bir tehdit olmadığını, bugün yaşanan bir gerçek olduğunu gösteriyor. Nepal gibi gelişmekte olan ülkelerin bu felaketlerle başa çıkabilmesi için uluslararası toplumun daha fazla destek vermesi şart" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Nepal hükümeti, afet yönetimini iyileştirmek için yıllardır çeşitli projeler yürütüyor; ancak uzmanlar, bu projelerin yetersiz kaldığını ve erken uyarı sistemlerinin etkin bir şekilde kurulmadığını dile getiriyor. Kathmandu Üniversitesi'nden afet yönetimi uzmanı Prof. Bishal Nath Upreti, "Nehir yataklarının imara açılması ve kontrolsüz yapılaşma, sel felaketlerinin etkisini artırıyor. Bu sorunların çözülmesi için kapsamlı bir planlama ve siyasi irade gerekiyor" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'de yaşanan bu felakete uzak olmakla birlikte, benzer afet riskleri taşıyan bir coğrafyada yer alıyor. Karadeniz Bölgesi'nde sık sık ani seller yaşanması, Türkiye'nin afet yönetimi politikalarını gözden geçirmesini gerektiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin uluslararası insani yardım kuruluşları ve kalkınma iş birliği çerçevesinde Nepal'e destek sağlaması, bölgesel ve küresel dayanışma açısından önem taşıyor. İklim değişikliğinin etkileri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor; bu nedenle Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele ve afetlere hazırlık politikalarını güçlendirmesi bir zaruriyet olarak öne çıkıyor. Bu tür felaketler, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede iş birliği ve hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor.