Nepal hükümeti, ülkenin güneyindeki birçok bölgede sel felaketinin ardından yeni ani sel ve taşkın dalgalarının gelebileceği uyarısında bulundu. Çinli yetkililerin, sınır ötesindeki akarsularda su seviyesinin yükseldiğine dair bilgi vermesi üzerine yetkililer, risk altındaki bölgelerde yaşayanlara derhal tahliye çağrısı yaptı. Yetkililer, özellikle Koshi ve Gandaki nehir havzalarında yaşayanların yüksek kesimlere çıkması gerektiğini belirtti. Bu uyarılar, ülke genelinde etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı ve en az 200 kişinin hayatını kaybettiği düşünülen sel felaketinin ardından geldi.
Çin'den gelen bilgi ve mevcut durum
Nepal Ulusal Afet Risk Azaltma ve Yönetim İdaresi'nden yapılan açıklamaya göre, Çin meteoroloji ve hidroloji kurumları, Himalayalar'ın kuzey yamaçlarındaki yoğun yağışların ardından nehirlerdeki debinin arttığını bildirdi. Bu bilgi üzerine Nepal, sınır bölgelerindeki baraj kapaklarını kontrol etmeye başladı ve taşkın riskine karşı erken uyarı sistemlerini devreye soktu. Başkent Katmandu'da da birçok dere ve kanalın taştığı, bazı mahallelerin sular altında kaldığı bildirildi. Ülke genelinde ulaşım ağı ciddi hasar gördü, birçok köprü yıkıldı. Hükümet, ordu ve polis ekiplerini helikopterlerle bölgelere sevk ederken, kurtarma çalışmalarına uluslararası ekiplerin de katılacağı açıklandı.
Yetkililer, özellikle güneydeki Terai bölgesinde durumun kritik olduğunu, birçok köyün izole olduğunu ve binlerce kişinin temiz su ve gıdaya erişiminin bulunmadığını ifade etti. Nepal Başbakanı K.P. Sharma Oli, sel felaketini 'ulusal kriz' ilan etti ve uluslararası topluma acil yardım çağrısında bulundu. Geçtiğimiz yıllarda da benzer felaketlerle karşılaşan Nepal, altyapı eksikliği ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle her muson döneminde büyük zorluklar yaşıyor.
İklim değişikliği ve bölgesel riskler
Uzmanlar, iklim değişikliğinin Himalayalar'daki buzulların erimesini hızlandırdığını ve buna bağlı olarak nehir yataklarının daha riskli hale geldiğini vurguluyor. Nepal'in coğrafi konumu gereği, ani sellerin yanı sıra buzul gölü taşmaları da büyük tehdit oluşturuyor. Ülkede son 30 yılda doğal afetlerde artış yaşanırken, özellikle az gelişmiş bölgelerde iklim değişikliğine uyum çabaları yetersiz kalıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, Nepal'in yanı sıra Bangladeş ve Hindistan'ın kuzeydoğu eyaletlerinin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Bölgesel iş birliği çerçevesinde, Güney Asya ülkeleri ortak bir erken uyarı sistemi üzerinde çalışmalarını sürdürürken, Nepal'deki son durum bu tür sistemlerin hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Güney Asya'daki insani yardım politikaları açısından dikkate alınmalıdır. Türkiye, geçmişte Pakistan ve Bangladeş'teki sel felaketlerinde etkin bir şekilde yardımda bulunmuş, bu sayede bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmiştir. Nepal'de yaşanan bu felaket, Türkiye'nin iklim değişikliği kaynaklı afetlere yönelik küresel farkındalık çalışmalarına da katkı sağlayabilir. Ayrıca, İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi olmayan Nepal'le ilişkiler henüz çok gelişmiş olmasa da, Türkiye'nin gösterdiği insani diplomasi örnekleri, bu tür durumlarda yumuşak güç kullanımı için bir fırsat oluşturabilir. Yardım kuruluşları olan AFAD ve Kızılay'ın benzer felaketlerde hızlı müdahale kapasitesi, Nepal'e de destek verilmesi durumunda önemli bir itibar sağlayabilir.