Nepal ordusuna bağlı kurtarma ekipleri, ülkenin doğusundaki bir hidroelektrik santralinin tünelinde üç gündür mahsur kalan işçilere ulaşmak için Cumartesi günü tünele hava pompalamaya ve kamera göndermeye başladı. Yetkililer, onlarca işçinin hâlâ hayatta olabileceğini umut ediyor. Sellere kapılan inşaat sahasında enkaz altında kalan işçiler için umutlar artarken, kurtarma çalışmaları aralıksız devam ediyor.
Olayın arka planı ve kurtarma çalışmaları
Nepal'in başkenti Katmandu'nun yaklaşık 200 kilometre doğusunda, Dolakha bölgesindeki bir hidroelektrik santralinin tünelinde mahsur kalan işçiler için kurtarma operasyonu sürüyor. Yetkililer, Perşembe günü şiddetli yağışların tetiklediği sel ve heyelanların ardından tünelin girişinin kapanması sonucu en az 18 işçinin hayatını kaybettiğini, 100'den fazla kişinin ise hâlâ tünelde mahsur olduğunu bildirdi.
Nepal Ordusu'na bağlı ekipler, Cumartesi günü tünelin enkazla kapanan girişine ulaşarak içeriye hava pompalayan bir boru yerleştirdi ve bir kamera gönderdi. Ordu Sözcüsü, kameranın gönderdiği görüntülerde mahsur kalan işçilere ait izlere rastlandığını ancak net bir sayı verilemediğini açıkladı. Kurtarma ekipleri, tünelin içindeki hava kalitesini ölçmek için çalışıyor; bu, mahsur kalanların hayatta kalabilmesi için kritik önem taşıyor.
Yerel yetkililer, tüneldeki su seviyesinin düşürülmesi için tahliye pompalarının da devreye sokulduğunu, arama kurtarma çalışmalarının 7/24 esasına göre yürütüldüğünü belirtti. Nepal Başbakanı K.P. Sharma Oli, olayın ardından bölgeye giderek kurtarma çalışmalarını yerinde incelemiş ve tüm imkânların seferber edilmesi talimatını vermişti.
Hidroelektrik santralinin inşaatında çalışan işçilerin çoğunun Nepal'in farklı bölgelerinden ve komşu ülkelerden gelen işçiler olduğu öğrenildi. Şirket yetkilileri, tünelde mahsur kalanlar arasında Hint ve Nepal vatandaşlarının bulunduğunu doğrularken, ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.
Bölgesel ve küresel bağlam
Nepal, her yıl Haziran-Eylül ayları arasında etkili olan muson yağmurları nedeniyle sık sık sel ve heyelan felaketleriyle karşı karşıya kalıyor. Bu yılki muson sezonu, ülkede son yılların en şiddetli yağışlarına yol açarken, en az 200 kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Ülkenin altyapı projeleri, özellikle hidroelektrik santralleri, bu tür doğal afetlere karşı kırılganlığıyla biliniyor.
Hidroelektrik enerji, Nepal'in ekonomik kalkınmasında stratejik bir öneme sahip. Ülkenin toplam enerji üretiminin büyük bölümünü karşılayan bu santraller, aynı zamanda Hindistan ve Bangladeş'e enerji ihracatı potansiyeli taşıyor. Ancak art arda yaşanan doğal afetler, bu projelerin güvenlik standartlarını ve afet yönetimi planlarını yeniden tartışmaya açıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisiyle bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının ve şiddetinin arttığını, Nepal'in buna hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu felaket, Türkiye'nin de benzer coğrafi riskler taşıyan bir ülke olarak doğal afetlere karşı hazırlıklı olmasının önemini hatırlatıyor. Türkiye, arama kurtarma ve afet yönetimi konusundaki deneyimini uluslararası platformlarda sıkça sergiliyor; Nepal'e bu tür bir krizde teknik yardım veya insani destek sağlama potansiyeli, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir. Ayrıca, hidroelektrik yatırımlarının artmasıyla birlikte, Türk müteahhitlik firmalarının Nepal'deki altyapı projelerinde yer alma ihtimali göz önüne alındığında, bu ülkedeki güvenlik standartları ve afet riskleri, Türk yatırımcıları için de önem taşıyor.