Nepal'in başkenti Katmandu'ya bağlı Godawari belediyesindeki Himalaya Secondary School'un müdürü Rajendra Dawadi, ülkeyi vuran yıkıcı sel felaketinde okulda mahsur kalan 900'den fazla öğrenciyi son anda tahliye ederek canlarını kurtardı. Dawadi, sel sularının okul binasını dakikalar içinde nasıl kuşattığını ve öğrencileri güvenli bölgelere taşımak için verdiği mücadeleyi anlattı. Yetkililer, Eylül ayı sonlarında meydana gelen ve ülke genelinde en az 240 kişinin ölümüne yol açan sel felaketinin, son yılların en şiddetli iklim felaketi olduğunu açıkladı.
Felaketin arka planı
Rajendra Dawadi, 28 Eylül sabahı saatler 06.00'yı gösterirken okul bahçesine dolmaya başlayan sel sularıyla uyandığını belirtiyor. O sırada okulda, hafta sonu düzenlenen ek dersler için bulunan yüzlerce öğrenci vardı. Dawadi, "Suyun bu kadar hızlı yükseleceğini kimse tahmin edemezdi. Daha kahvaltı hazırlığı yapılıyordu, çocukların çığlıklarıyla irkildim" diyor. Okul müdürü, önce en alt kattaki yatakhanelerde kalan öğrencileri üst katlara çıkardıklarını, ardından da binanın çatısına taşınma kararı aldıklarını anlatıyor.
Nepal Ordusu ve polis ekiplerinin helikopterlerle bölgeye ulaşması saatler sürdü. Bu süre zarfında Dawadi ve diğer öğretmenler, ip ve çarşaflardan oluşturdukları derme çatma sistemlerle bazı öğrencileri daha güvenli binalara taşıdı. Öğrencilerin birçoğu, olayın şokunu atlatamayarak gözyaşlarına boğuldu. AA muhabirine konuşan Dawadi, "Çocuklarımı asla yalnız bırakmadım. Onlar benim öz evlatlarım gibidir. Son anda tüm yurdu ve katları kontrol ettim, kimseyi geride bırakmadık" ifadelerini kullandı. Kurtarma ekipleri, okulun bulunduğu bölgede enkaz altında kalan başka öğrenci olup olmadığını belirlemek için çalışma başlattı.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Asya, her yıl muson yağmurları nedeniyle sel felaketleriyle mücadele ediyor. Ancak iklim değişikliğine bağlı olarak yağışların şiddetinin arttığı, felaketlerin daha yıkıcı hale geldiği belirtiliyor. Nepal'deki bu son sel felaketi, yalnızca ülkenin değil, komşusu Hindistan'ın kuzey eyaletlerini de etkiledi. Bölgedeki altyapı eksikliği, erken uyarı sistemlerinin yetersizliği ve plansız kentleşme, can kayıplarını artıran temel etkenler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, Himalayalar'daki buzulların erimesinin ve aşırı yağışların birleşmesinin, bu tür felaketlerin sıklığını ve şiddetini artıracağı konusunda uyarıyor.
Hükümet, sel felaketinin ardından bölgede acil durum ilan etti. Uluslararası toplum, Nepal'e yardım eli uzatmak için seferber oldu. Birleşmiş Milletler, bölgeye insani yardım ekipleri gönderirken, komşu ülkeler de arama-kurtarma ekipleri ve yardım malzemesi gönderme sözü verdi. Nepal Başbakanı, felaketin ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, "Bu bir iklim felaketidir. Sadece Nepal'in değil, dünyanın geleceği için alarm zilleri çalıyor" dedi. Ülke, sel felaketinin yol açtığı hasarı onarmak ve gelecekteki riskleri azaltmak için kapsamlı bir yeniden yapılandırma planı hazırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetlerde arama-kurtarma ve insani yardım alanında önemli bir deneyime sahip. Nepal'deki sel felaketi, Türkiye'nin bölgeye yönelik dış politika öncelikleri açısından bir sınav niteliği taşıyor. İki ülke arasındaki dostane ilişkiler, bu tür kriz dönemlerinde dayanışma fırsatı sunuyor. Türkiye'nin, başta deprem olmak üzere doğal afetlere karşı geliştirdiği arama-kurtarma ve erken uyarı teknolojilerini Güney Asya ülkeleriyle paylaşması, bölgesel iş birliğini güçlendirebilir. Öte yandan, iklim değişikliğinin etkileri küresel bir güvenlik sorunu olarak görülmeli ve Türkiye'nin iklim diplomasisinde daha aktif rol alması, uluslararası arenada elini güçlendirebilir.