Nepal'in başkenti Katmandu'nun kuzeyinde, bir manastırın geçici barınma merkezine dönüştürüldüğü alanda yaklaşık 500 kişi barınıyor. Ülkeyi vuran yıkıcı sel felaketinde evlerini ve sevdiklerini kaybeden aileler, hâlâ şokun etkisiyle yaşam mücadelesi veriyor. FRANCE 24 muhabiri Shahzaib Wahlah'ın aktardığına göre, arama kurtarma ekipleri yaklaşık 1000 kayıp kişi için çalışmalarını sürdürürken, manastır avlusunda çadırlar kurulmuş durumda. Felaketin boyutları her geçen saat netleşirken, bölgede insani yardım çalışmaları da hız kazanıyor.
Sel Felaketinin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal'de muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymaları, özellikle Katmandu Vadisi'nde büyük yıkıma neden oldu. Yetkililer, ülke genelinde en az 200 kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, kayıp sayısının 1000'e yaklaştığını bildiriyor. Başkent Katmandu'nun kuzeyindeki manastır, felaketten etkilenenler için önemli bir sığınak haline gelmiş durumda. Manastırın yemekhane ve ibadet alanları, ailelerin geçici olarak barınması için düzenlenmiş; duvarlara asılan afişlerde kayıp kişilerin fotoğrafları ve iletişim bilgileri yer alıyor.
Görgü tanıkları, sel sularının aniden yükseldiğini ve birçok kişinin evlerini terk edemeden sular altında kaldığını ifade ediyor. Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterler ve lastik botlarla arama kurtarma çalışmalarını sürdürürken, bölgeye ulaşan yardım ekipleri gıda, su ve tıbbi malzeme dağıtıyor. Ancak yolların kapanması ve altyapının zarar görmesi, yardım çalışmalarını güçleştiriyor.
Felakette hayatını kaybedenlerin cenazeleri, kimlik tespiti için hastanelere kaldırılırken, aileler sevdiklerinden haber alabilmek için umutla bekliyor. Manastırda barınanlardan bazıları, sel sırasında çocuklarını kaybettiklerini gözyaşları içinde anlatıyor. Nepal hükümeti, felaketin ardından ulusal yas ilan ederken, uluslararası topluma yardım çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu sel felaketi, Güney Asya'nın muson iklimiyle mücadelesinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İklim değişikliğinin etkisiyle daha sık ve şiddetli hale gelen muson yağmurları, Nepal, Hindistan ve Bangladeş gibi ülkelerde her yıl ciddi can ve mal kaybına yol açıyor. Nepal'in coğrafi konumu ve dağlık arazisi, sel ve toprak kayması riskini artırıyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.
Bölge ülkeleri, bu tür doğal afetlerle mücadelede ortak stratejiler geliştirmeye çalışıyor. Güney Asya Bölgesel İşbirliği Teşkilatı (SAARC) çerçevesinde afet yönetimi konusunda iş birliği mekanizmaları oluşturulması gerektiği belirtiliyor. Öte yandan, sel felaketinin ardından Nepal'e komşusu Hindistan ve Çin'den de yardım teklifleri geldi. Bu durum, bölgesel dayanışmanın ve uluslararası yardımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihsel olarak Nepal ile dostane ilişkiler yürüten ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Bu felaket, iki ülke arasındaki insani yardım iş birliğinin geliştirilmesi için bir fırsat sunuyor. Türkiye, geçmişte de Nepal'e arama kurtarma ekipleri göndererek dayanışma göstermişti. Benzer bir yaklaşım, Türkiye'nin uluslararası alandaki yumuşak gücünü pekiştirebilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin bu tür krizlere hazırlıklı olması ve uluslararası afet yönetimi mekanizmalarına katkı sağlaması stratejik bir önem taşıyor. Nepal'deki sel felaketi, küresel iklim değişikliğiyle mücadelenin ve afet risklerinin azaltılmasının sadece bölgesel değil, küresel bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.