Nepal'de Ağustos sonunda meydana gelen ve ülke tarihinin en yıkıcı sel felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen olayda hayatını kaybeden yüzlerce kişinin kimliklerinin belirlenememesi üzerine yetkililer, cesetleri geçici toplu mezarlara gömmeye başladı. Bu uygulama, özellikle Hindu nüfusun yoğun olduğu bölgelerde büyük bir öfkeye yol açtı. Halk, yetkilileri Hindu defin ritüellerini ihlal etmekle ve kriz yönetiminde yetersiz kalmakla suçluyor.
Felaketin Boyutları
Yetkililere göre, şiddetli muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymalarında şu ana kadar 250'den fazla kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi hâlâ kayıp. Başkent Katmandu'yu etkileyen sel felaketi, özellikle Bagmati ve Koshi nehirlerinin taşmasıyla büyük yıkıma neden oldu. Binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kalırken, altyapı büyük ölçüde zarar gördü.
Felaketin ardından kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları aramak için seferber oldu. Ancak arama kurtarma çalışmaları yavaş ilerlerken, kimliği belirlenemeyen cesetlerin sayısı hızla arttı. Yerel yetkililer, hastane morglarının kapasitesinin dolduğunu, bu nedenle kimliği belirsiz cesetleri geçici olarak toplu mezarlara gömmeye karar verdiklerini açıkladı.
Tepkiler ve Tartışmalar
Karar kamuoyunda infial yarattı. Özellikle Hindu geleneklerine göre ölülerin yakılarak küllerinin kutsal nehirlere dökülmesi gerektiğini savunanlar, toplu gömme uygulamasının inançlarına aykırı olduğunu belirtiyor. Başkent Katmandu'da bir grup gösterici, yetkililerin cesetleri gelişigüzel bir şekilde gömdüğünü öne sürerek olay yerine yürüdü. Göstericiler, "Ölülerimizin onurunu ayaklar altına alıyorsunuz, bu büyük bir saygısızlık" şeklinde sloganlar attı.
Nepal'deki insan hakları örgütleri de uygulamayı eleştirerek, kimlik tespiti için gerekli adli tıp çalışmalarının tamamlanmadan bu tür toplu definlerin yapılmasının, ailelerin kayıplarını öğrenme hakkını ihlal ettiğini savunuyor. Birçok aile, sevdiklerinin akıbetini hâlâ bilmezken, toplu mezarların durumun daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ediyor.
Hükümetin Açıklamaları
İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, geçici defin işleminin zorunluluktan kaynaklandığı belirtildi. Bakanlık sözcüsü, "Halk sağlığını korumak ve salgın riskini önlemek amacıyla bu kararı almak zorundaydık. Cesetler uygun şekilde numaralandırıldı ve DNA örnekleri alındı. Kimlik tespiti yapıldıkça ailelere bilgi verilecek ve gerekli işlemler yapılacaktır" dedi. Hükümetin bu açıklaması, öfkeyi dindirmeye yetmedi.
Nepal'de Hindu defin gelenekleri konusunda uzman olan din adamları da toplu gömme kararının dini kurallara aykırı olduğunu vurguladı. Puja Pandey adlı bir din adamı, "Hinduizm'de ölülerin yakılması şarttır. Toprağa gömmek sadece bebekler ve sadhular için ayrılmıştır. Bu uygulama kabul edilemez" diye konuştu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal, iklim değişikliğinin etkilerine karşı en savunmasız ülkelerden biri olarak görülüyor. Bilim insanlarına göre, küresel ısınma nedeniyle Himalayalar'daki buzulların erimesi ve değişen yağış rejimleri, Nepal gibi dağlık ülkelerde sel felaketi riskini artırıyor. Bu yılki muson sezonu, ülkede son 15 yılın en şiddetli yağışlarını getirdi. Benzer felaketlerin gelecekte tekrar yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.
Uluslararası toplum, Nepal'e yardım etmek için harekete geçti. Birleşmiş Milletler ve çeşitli ülkeler, arama kurtarma ekipleri ve insani yardım göndermeyi vaat etti. Ancak yardımların yetersiz kaldığı ve ülkenin kriz yönetimi kapasitesinin sınırlı olduğu görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, her yıl farklı coğrafyalarda doğal afetlerden etkilenen ülkelere insani yardım sağlayan önemli bir aktör konumunda. Nepal'de yaşanan bu felaket, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım politikalarını hatırlatıyor. Türkiye, geçmişte Nepal'deki depremlerde ve sellerde arama kurtarma ekipleri göndererek dayanışma göstermişti. Bu tür felaketler, Türk dış politikasının yumuşak gücünü ve insani diplomasi anlayışını öne çıkarıyor. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı afetlerin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki tecrübesini uluslararası platformlarda paylaşması, benzer durumlarda iş birliğini güçlendirebilir.