Nepal'in Himalaya vadilerinde bir hafta önce meydana gelen yıkıcı sel felaketi, ülkeyi yasa boğdu. Yetkililer, şu ana kadar en az 224 kişinin hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin ise hala kayıp olduğunu açıkladı. Felaketin vurduğu kırsal bölgelerde mahsur kalanlar için kurtarma ekipleri seferber olmuş durumda. Ancak ulaşımın zor olduğu dağlık arazide çalışmalar yavaş ilerliyor. Kathmandu'nun kuzeyindeki Melamchi Nehri çevresindeki köylerde yaşayanlar, kayıp yakınlarından haber alabilmek için umutla bekliyor. Yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini belirtiyor.
Felaketin boyutları ve kurtarma çalışmaları
Geçtiğimiz hafta sonu etkili olan sağanak yağışların ardından taşan nehirler, Nepal'in orta ve doğu bölgelerinde büyük yıkıma neden oldu. Özellikle Sindhupalchok ve Dolakha bölgeleri, sel ve heyelanların en çok vurduğu yerler arasında. Yetkililer, yaklaşık 2.000 kişinin hala kayıp olduğunu tahmin ediyor. Nepal polisi ve ordu birlikleri, helikopterler ve botlarla arama kurtarma operasyonlarına devam ediyor. Ancak yolların çökmesi ve köprülerin yıkılması, ekiplerin bölgeye ulaşmasını güçleştiriyor. Yerel halk, yetkililerin yardım çalışmalarını yetersiz bulurken, birçok köyde temel ihtiyaç maddeleri kıtlığı yaşanıyor.
Kayıp yakınları, felaketin ardından kurulan geçici barınma merkezlerinde ve hastanelerde sevdiklerinden haber almaya çalışıyor. CNA'ya konuşan bir görgü tanığı, "Gece ansızın gelen sel, evleri ve her şeyi alıp götürdü. Ailemden hala haber alamıyorum." dedi. Yetkililer, kimlik tespiti için DNA testleri kullanacaklarını ve kayıpları bulmak için çalışmaların süreceğini açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal'deki bu sel felaketi, iklim değişikliğinin bölgedeki etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, Himalayalar'daki buzulların erimesi ve aşırı yağışların bu tür afetleri daha sık ve şiddetli hale getirdiğini belirtiyor. Benzer seller, geçtiğimiz yıllarda Hindistan, Bangladeş ve Pakistan'da da büyük kayıplara neden olmuştu. Nepal hükümeti, afet yönetimi konusunda uluslararası yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler, bölgeye insani yardım ekipleri gönderdi. Ancak uzmanlar, altyapının güçlendirilmesi ve erken uyarı sistemlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bölge ülkeleri için iklim kaynaklı göç ve insani kriz risklerine işaret ediyor. Türkiye, geçmişte Pakistan ve Bangladeş'teki benzer afetlerde yardım elini uzatmıştı. Bu felaket, Türk ajanslarının (TİKA, AFAD) bölgedeki insani diplomasisinin önemini bir kez daha hatırlatıyor. Ayrıca, Himalaya bölgesindeki istikrarsızlık, Güney Asya'da enerji ve su kaynakları üzerindeki jeopolitik gerilimleri artırabilir; bu durum dolaylı olarak Türkiye'nin enerji ithalatı ve bölgesel ticaret yollarını etkileyebilir.