Nepal'in başkenti Katmandu'daki Tribhuvan Üniversitesi Hastanesi'nin duvarları, sel felaketinde kaybolan yakınlarının fotoğraflarıyla kaplandı. Aileler, umutlarını yitirmemek için hastane koridorlarında nöbet tutuyor. Felaketin vurduğu köylerde, 'tüm köyü yok oldu' diye nitelendirilen bölgelerde arama kurtarma ekipleri hummalı bir çalışma yürütüyor. Yetkililerin verdiği bilgiye göre, şiddetli muson yağmurlarının tetiklediği sel ve toprak kaymalarında en az 250 kişi hayatını kaybetti, 150'den fazla kişi ise hala kayıp. Kayıp sayısının artmasından endişe ediliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Felaket, Nepal'in orta ve doğu bölgelerini etkisi altına alan aşırı yağışların ardından meydana geldi. Yetkililer, ülkenin son 50 yılın en şiddetli muson yağışlarını yaşadığını belirtiyor. Özellikle Sindhupalchok ve Dolakha bölgeleri en çok etkilenen yerler arasında. Bu bölgelerdeki birçok köy, toprak kaymaları sonucu tamamen enkaz altında kaldı. Hastanede kayıp yakınlarını arayan ailelerden Ram Bahadur Thapa, 'Köyümüz bir anda yok oldu. Kardeşim, yengesi ve iki çocuğu hala kayıp. Onları bulana kadar buradan ayrılmayacağım' dedi. Hastane yönetimi, kimliği belirsiz cesetlerin fotoğraflarını da duvara asarak ailelerin teşhis etmesini sağlamaya çalışıyor.
Nepal ordusu ve polis ekipleri, helikopterler ve insansız hava araçlarıyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. Ancak enkaz altında kalan köylere ulaşmak güç. Bölgedeki yolların çoğu çökmüş durumda. Köprülerin yıkılması, kurtarma ekiplerinin işini daha da zorlaştırıyor. Nepal Başbakanı K.P. Sharma Oli, felaketin ardından orduyu ve afet yönetim ekiplerini bölgeye sevk etti. Uluslararası toplumdan yardım çağrısında bulunan Oli, 'Bu, ulusal bir trajedidir. Tüm imkanlarımızla sahadayız' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Nepal'deki bu felaket, Himalaya bölgesinin iklim değişikliğine karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanlar, artan sıcaklıkların buzul erimesini hızlandırdığını ve bu durumun ani sel riskini artırdığını belirtiyor. Ayrıca, bölgedeki plansız yapılaşma ve ormansızlaşma, toprak kayması riskini artıran diğer faktörler arasında. Nepal'in komşusu Hindistan ve Çin, felaketin ardından taziye mesajları yayımladı ve yardım teklifinde bulundu. Birleşmiş Milletler ise Nepal'in acil durum çağrısına yanıt olarak bölgeye insani yardım ekipleri gönderdi.
Bu tür doğal afetler, yalnızca Nepal'i değil, tüm Güney Asya'yı etkileyebilecek iklim göçü ve gıda güvenliği gibi uzun vadeli sorunları da beraberinde getiriyor. Nepal, dünyanın en az gelişmiş ülkelerinden biri olarak, iklim değişikliğinin etkilerine karşı en savunmasız ülkeler arasında yer alıyor. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı taahhütlerini yerine getirmesi, Nepal gibi ülkelerin bu tür felaketlerle başa çıkabilmesi için kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetler konusunda geniş bir deneyime sahip bir ülke olarak, Nepal'e teknik ve insani yardım sağlayabilir. Türk Kızılay ve AFAD'ın bölgede arama kurtarma çalışmalarına katılması, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir. Ayrıca, bu felaket, Türkiye'nin de içinde bulunduğu deprem kuşağındaki ülkelerin afet yönetimi kapasitelerini artırması gerektiğini hatırlatıyor. Küresel iklim değişikliğinin etkileri her geçen gün daha fazla hissedilirken, Türkiye'nin bu tür felaketlere karşı hazırlıklı olması ve bölgesel iş birliğini güçlendirmesi önem taşıyor.