Nepal'de geçtiğimiz hafta yaşanan ani sel felaketinde hayatını kaybedenlerin sayısı 200'ü aşarken, felaketten sağ kurtulanlar hükümetin yardım ve arama kurtarma çalışmalarındaki yavaşlığına tepki gösteriyor. Başkent Katmandu ve çevresindeki yerleşim yerlerinde etkili olan sel ve toprak kaymaları, onlarca kişiyi evsiz bırakırken, kayıp yakınları hükümetin yetersiz müdahalesini protesto ediyor. Nepal hükümeti ise kötü hava koşulları ve altyapı eksikliklerini gerekçe göstererek eleştirilere yanıt vermeye çalışıyor.
Felaketin boyutları ve hükümetin müdahalesi
Yetkililer, 28-29 Eylül tarihlerinde meydana gelen ani sellerin özellikle Katmandu Vadisi ve doğu bölgelerde ciddi hasara yol açtığını belirtiyor. Resmi rakamlara göre en az 204 kişi hayatını kaybetti, 96 kişi hala kayıp. Felaket, bölgedeki iletişim hatlarını tahrip ettiği için birçok köye ulaşılamıyor. Kurtarma ekipleri, helikopterler ve teknelerle bölgeye sevk edilse de, ulaşımın zor olduğu dağlık alanlarda çalışmalar yavaş ilerliyor.
Başkent Katmandu'da bazı mahalleler tamamen sular altında kaldı. Sel suları, yolları ve köprüleri kullanılamaz hale getirdi. Elektrik ve içme suyu şebekeleri ciddi hasar gördü. Hükümet, acil yardım olarak çadır, gıda ve temizlik malzemesi dağıttığını açıkladı. Ancak felaketten etkilenenler, yardımların geç ulaştığını ve yetersiz olduğunu dile getiriyor.
Selzedelerden Ram Bahadur Thapa, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Üç gündür yakınlarımızın akıbetini öğrenemiyoruz. Hükümet yetkilileri bize hiçbir bilgi vermiyor. Yardım malzemeleri de bir türlü ulaşmadı" dedi. Benzer şikayetler sosyal medyada da geniş yankı buluyor. Nepal'de muhalefet partileri hükümeti ihmalkarlıkla suçlayarak, Başbakan KP Sharma Oli'nin istifasını istiyor.
Bölgesel iklim krizi ve altyapı yetersizliği
Nepal, Güney Asya'da iklim değişikliğinin en çok etkilediği ülkelerden biri. Uzmanlar, küresel ısınmayla birlikte ani sellerin ve toprak kaymalarının sıklığının ve şiddetinin arttığına dikkat çekiyor. Özellikle Himalayalar'daki buzulların erimesi, nehirlerin taşma riskini artırıyor. Bu yıl muson sezonunda rekor düzeyde yağış düştü ve bu durum felaketi tetikledi.
Ancak afet yönetimi uzmanları, Nepal hükümetinin de bu tür felaketlere hazırlıksız olduğunu savunuyor. Altyapı yetersizlikleri, plansız kentleşme ve erken uyarı sistemlerinin eksikliği, can kaybını artıran faktörler olarak gösteriliyor. Katmandu'da yapılan binaların çoğunun deprem ve sel yönetmeliklerine uymadığı biliniyor.
Nepal ordusu ve uluslararası yardım kuruluşları, kurtarma çalışmalarına destek veriyor. Hindistan ve Çin gibi komşu ülkeler de arama kurtarma ekipleri göndermeye hazır olduklarını bildirdi. Birleşmiş Milletler, Nepal'e acil insani yardım çağrısında bulundu.
Bu felaket, Nepal'in yanı sıra Güney Asya genelinde iklim değişikliğinin yarattığı tehditleri bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, bölge ülkelerinin ortak bir afet yönetim stratejisi geliştirmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu felaket, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel istikrar ve insani yardım diplomasisi açısından önem taşıyor. Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki deneyimi ve arama kurtarma kapasitesi, uluslararası yardım operasyonlarında öne çıkıyor. Bu tür krizler, Türkiye'nin dostluk ve dayanışma ilişkilerini güçlendirmek için bir fırsat olabilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı göç ve güvenlik sorunları Türkiye'nin de dahil olduğu küresel bir meseledir. Nepal'deki sel, gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğine uyum kapasitelerinin artırılması gerektiğini ortaya koyuyor. Türkiye, bu alanda uluslararası işbirliklerine katkı sağlayarak hem insani yardım hem de iklim diplomasisinde aktif rol oynayabilir.