Nepal'in başkenti Katmandu'da geçen hafta meydana gelen ani sel felaketinin ardından yetkililer, binlerce kayıp ve ölü yakınının kimlik tespiti için kan örnekleri vermesini istiyor. Felakette hayatını kaybedenlerin sayısı 200'ü aşarken, yüzlerce kişi hâlâ kayıp. Morglar dolup taşarken, aileler sevdiklerini bulmak için DNA testine başvuruyor. Genç bir kadın olan Prakrit, babasını çoktan kaybetmişti; şimdi annesinin naaşının DNA testiyle teşhis edilmesini umuyor.
Felaketin ardından kimlik tespiti çalışmaları
Katmandu'daki Tribhuvan Üniversitesi Hastanesi'nin önünde uzun kuyruklar oluşuyor. Herkesin elinde kayıp yakınlarına ait fotoğraflar ve kimlik belgeleri var. Yetkililer, kimliği belirsiz cesetlerin sayısının artması üzerine DNA örnekleri toplamaya başladı. Nepal polisi, felaketin vurduğu bölgelerde enkaz altında kalan ya da sulara kapılan binlerce kişiden haber alınamadığını açıkladı. Resmi ölü sayısı 224'e yükselirken, kayıp sayısı hakkında net bir bilgi verilmiyor.
Ordu yetkilileri, isimleri tek tek okuyor. Prakrit, elinde iki kimlik belgesiyle sırada bekliyor. Formu doldurup kan örneğini verdikten sonra gözyaşlarına hâkim olamıyor. Babasını daha önce kaybettiğini söyleyen Prakrit, annesinin de sel sırasında evlerini terk ederken kaybolduğunu anlatıyor. "Annemin cesedini bulurlarsa, DNA testiyle teşhis edilmesini istiyorum. Onu son bir kez görebilmek için dua ediyorum," diyor.
Nepal hükümeti, kimlik tespiti sürecini hızlandırmak için ulusal ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapıyor. Adli tıp uzmanları, toplanan DNA örneklerinin analiz edilmesinin haftalar sürebileceğini belirtiyor. Bu süreçte ailelerin sabırlı olması isteniyor. Ancak morglardaki ceset sayısının artması ve soğuk hava depolarının yetersiz kalması, yetkilileri alternatif çözümler aramaya itiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu felaket, Güney Asya'nın iklim değişikliğine karşı ne kadar savunmasız olduğunu bir kez daha gösteriyor. Nepal, Himalayalar'daki buzulların erimesi ve şiddetli muson yağmurları nedeniyle sık sık sel felaketleriyle karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın bu tür aşırı hava olaylarını daha sık ve daha yıkıcı hale getirdiğini vurguluyor. Katmandu'daki altyapı yetersizliği, drenaj sistemlerinin tıkanması ve plansız kentleşme, felaketin boyutunu artıran etkenler arasında.
Birleşmiş Milletler ve uluslararası yardım kuruluşları, Nepal'e acil yardım gönderirken, bölge ülkeleri de taziye mesajları yayımlıyor. Hindistan ve Çin, arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri göndermeyi teklif etti. Ancak yardımların etkili bir şekilde dağıtılması için bölgedeki lojistik sorunların çözülmesi gerekiyor. Ayrıca, kayıp yakınlarının psikolojik destek alabilmesi için danışmanlık hizmetleri de devreye sokuldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğal afetler konusunda geniş deneyime sahip bir ülke olarak Nepal'e yardım teklifinde bulunabilir. Türk Kızılay ve AFAD'ın bölgede etkinlik göstermesi, Türkiye'nin uluslararası insani yardım alanındaki itibarını güçlendirebilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı felaketler küresel bir tehdit oluşturuyor; Türkiye de Akdeniz havzasında benzer risklerle karşı karşıya. Bu tür olaylar, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikalarını gözden geçirmesi ve bölgesel iş birliklerini artırması gerektiğini hatırlatıyor.