Nepal'in orta kesimindeki Gorkha bölgesinde 11 Ekim sabahı erken saatlerde meydana gelen heyelan, Budhi Gandaki Nehri'nin önünü kesti ve ardından gelen şiddetli yağışlarla birlikte sel felaketine dönüştü. Yetkililer, en az beş kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda evin yıkıldığını ve köylerin sular altında kaldığını bildirdi. Bölge halkı sabahın erken saatlerinde büyük bir gürültüyle uyandı; nehir yatağındaki su seviyesi hızla yükselerek yerleşim yerlerine ulaştı.
Felaketin arka planı: Heyelan nehri kesti, sel köyleri vurdu
Gorkha, Nepal'in başkenti Katmandu'nun yaklaşık 80 kilometre batısında yer alıyor ve dağlık coğrafyasıyla biliniyor. 11 Ekim sabahı yerel saatle 04:00 sularında meydana gelen heyelan, Budhi Gandaki Nehri'nin akışını engelledi. Nehir yatağında biriken su, saatler içinde doğal bir baraj oluşturdu ve ardından bu barajın yıkılmasıyla aşağı havzadaki yerleşim yerlerine doğru büyük bir su dalgası yayıldı. Yetkililer, selin özellikle nehir kenarındaki tarım arazilerini ve evleri vurduğunu, bazı köylerde ulaşımın tamamen kesildiğini belirtiyor.
Nepal ordusu ve yerel yönetim ekipleri bölgeye sevk edildi. Kurtarma çalışmalarında helikopterler kullanılıyor; ancak olumsuz hava koşulları ve bozuk yollar nedeniyle ekiplerin ilerlemekte zorlandığı ifade ediliyor. Kızılhaç ve diğer yardım kuruluşları da bölgeye acil yardım malzemesi gönderdi. Sel sularının çekilmesiyle birlikte hasarın boyutu daha net ortaya çıkacak. Yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe ediyor; kayıp olduğu bildirilen kişilerin arama çalışmaları sürüyor.
Nepal, iklim değişikliğinin etkilerini en sert yaşayan ülkelerden biri. Muson yağışlarının düzensizleşmesi, buzul erimeleri ve ormansızlaşma, heyelan ve sel riskini artırıyor. Özellikle dağlık bölgelerde yapılan altyapı çalışmaları ve yerleşim politikaları, afet riskini daha da büyütüyor. Uzmanlar, erken uyarı sistemlerinin yetersizliğine ve yerel halkın afet bilincinin düşüklüğüne dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: İklim krizi mi tetikledi?
Nepal'deki sel felaketi, son yıllarda Güney Asya'da sıkça yaşanan aşırı hava olaylarının bir parçası. Hindistan, Bangladeş ve Pakistan'da da benzer seller yaşandı. Bilim insanları, küresel ısınmanın muson yağışlarını daha şiddetli ve düzensiz hale getirdiğini vurguluyor. Nepal hükümeti, afet yönetimi kapasitesini artırmak için uluslararası desteğe ihtiyaç duyuyor. Öte yandan, ülkenin ekonomik kalkınması için kritik olan hidroelektrik santralleri de sel riski altında; bu durum enerji arz güvenliğini tehdit ediyor.
Birleşmiş Milletler ve çeşitli yardım kuruluşları, Nepal'e acil yardım çağrısında bulundu. İklim değişikliğiyle mücadelede gelişmiş ülkelerin finansal taahhütleri yetersiz kalıyor; Nepal gibi kırılgan ülkeler, uyum projeleri için kaynak bulmakta zorlanıyor. Bu tür afetler, iklim adaleti tartışmalarını yeniden alevlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'deki sel felaketine insani yardım gönderme potansiyeline sahip. AFAD ve Türk Kızılayı, geçmişte benzer afetlerde bölgeye ekipler göndermişti. Bu tür olaylar, Türkiye'nin insani diplomasi ve afet yönetimi alanındaki deneyimini sergilemesi için bir fırsat olabilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı afetler, Türkiye'nin de gündeminde: son yıllarda sel ve orman yangınları ülkemizde de can kaybına neden oldu. Nepal ile afet yönetimi işbirliği, iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirebilir. Öte yandan, bölgesel istikrar açısından Güney Asya'daki afetler, insani krizleri derinleştirerek göç ve güvenlik sorunlarına yol açabilir; Türkiye'nin küresel insani yardım politikası bu tür gelişmeleri yakından izlemeyi gerektiriyor.