Nepal'de günlerdir devam eden şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında bilanço ağırlaşıyor. Ülke genelinde en az 104 kişinin hayatını kaybettiği felakette, yaklaşık 3 bin kişiden hâlâ haber alınamıyor. Yetkililer, özellikle başkent Katmandu ve doğu bölgelerinde etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı sellerin, son yılların en yıkıcı doğal afetlerinden biri olduğunu belirtiyor. Kurtarma ekipleri, bir yandan sel sularının altında kalan köylerde arama çalışmalarını sürdürürken, diğer yandan dağlık bölgelerde toprak kayması riski altındaki yerleşim yerlerinde tahliye operasyonu yürütüyor. Yetkililer, önümüzdeki saatlerde daha fazla yağış beklendiğini ve bazı bölgeler için yeni sel uyarıları yapıldığını duyurdu.
Hidroelektrik tünellerinde mahsur kalan işçiler için zamana karşı yarış
Felaketin en kritik boyutlarından biri, hidroelektrik santral tünellerinde mahsur kalan işçiler etrafında şekilleniyor. Ülkenin orta kesimlerindeki Melamchi ve Khimti bölgelerinde bulunan hidroelektrik projelerinde çalışan onlarca işçi, sel sularının tünelleri doldurması sonucu içeride mahsur kaldı. Nepal ordusu ve polis ekipleri, bölgedeki kurtarma çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda. Ancak ekipler, sağanak yağışların devam etmesi ve tünellerdeki su seviyesinin yükselmesi nedeniyle çalışmaların büyük zorluklarla ilerlediğini aktarıyor. Enerji Bakanlığı yetkilileri, mahsur kalan işçilerin sayısının 24 ile 30 arasında olduğunu, ancak kesin sayının henüz netleşmediğini ifade etti. Kurtarma ekipleri, tünellere pompalarla su tahliye ederek ve yandan tünel açarak işçilere ulaşmaya çalışıyor. Bölgedeki iletişim hatlarının da hasar görmesi, kurtarma koordinasyonunu güçleştiriyor. Nepal Başbakanı Şer Bahadur Deuba, orduyu ve tüm kurtarma birimlerini seferber ettiklerini ve işçilere ulaşmak için her türlü çabanın gösterileceğini söyledi.
Seller ayrıca ülkenin ana ulaşım arterlerini de vurmuş durumda. Katmandu'yu ülkenin doğusuna bağlayan Araniko Karayolu'nun birçok noktasında toprak kayması meydana geldi; köprüler yıkıldı. Bu durum, hem kurtarma ekiplerinin afet bölgelerine ulaşmasını hem de bölgedeki temel ihtiyaç maddelerinin tedarikini aksatıyor. Nepal ordusu, ulaşıma kapanan yolların açılması için iş makineleriyle çalışmalar yürütüyor. Hükümet, afetten etkilenen bölgelerde acil durum ilan ederken, uluslararası yardım çağrısında da bulundu. Birleşmiş Milletler ve bazı komşu ülkeler, Nepal'e yardım ekipleri ve insani yardım malzemesi göndermeye başladı.
İklim değişikliği ve plansız yapılaşma felaketi büyütüyor
Nepal, her yıl haziran-eylül ayları arasında etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymalarına alışkın bir ülke. Ancak uzmanlar, bu yılki felaketin şiddetinin son yılların ortalamasının çok üzerinde olduğuna dikkat çekiyor. Meteoroloji yetkilileri, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle yağış rejiminin değiştiğini, daha yoğun ve ani sağanakların yaşandığını belirtiyor. Özellikle Himalayalar'ın eteklerinde, son 48 saatte metrekareye 300 milimetreyi aşan yağış düştü ve bu, bölgedeki nehirlerin taşmasına neden oldu. Öte yandan, Nepal'de artan nüfus ve plansız kentleşme, nehir yataklarına ve yamaçlara kurulan yerleşimler, felaketin etkilerini artıran faktörler arasında. Çevre uzmanları, ormansızlaşma ve kontrolsüz altyapı projeleri nedeniyle toprak kaymalarının daha sık ve yıkıcı hale geldiğini vurguluyor.
Hidroelektrik santraller, Nepal'in yenilenebilir enerji hedefleri açısından büyük önem taşıyor; ancak bu tür doğal afetlerin, bu projelerin kırılganlığını gözler önüne serdiği belirtiliyor. Uzmanlar, iklim risklerinin altyapı yatırımlarına entegre edilmesi gerektiğini ve mevcut santrallerin de sel ve toprak kaymalarına karşı güçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Nepal hükümeti, afet yönetimi konusunda ulusal bir strateji geliştirme sözü verirken, ancak bu tür büyük çaplı doğal afetlerin önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için hem küresel iklim değişikliğiyle mücadele hem de yerel önlemler konusunda daha kapsamlı adımlar atılması gerektiği açık.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu doğal afet, Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada sıkça karşılaşılan sel ve deprem gibi afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, geçmişte başta Güney Asya olmak üzere birçok ülkeye afet sonrası arama-kurtarma ve insani yardım ekipleri göndererek uluslararası dayanışma sergilemişti. Afet yönetimi konusunda deneyimli olan Türkiye'nin, bu tür krizlerde bölgesel bir aktör olarak rol üstlenmesi mümkün. Ayrıca, Nepal'in yenilenebilir enerji alanındaki hidroelektrik yatırımlarının iklim kaynaklı risklere açıklığı, Türkiye'nin kendi altyapı projelerini planlarken iklim değişikliği senaryolarını dikkate alması gerektiğine dair bir örnek teşkil ediyor.