Nepal'in doğusundaki Sunsari bölgesinde, sel sularının sürüklediği evinin enkazı altında 10 gün boyunca mahsur kalan bir kadın, arama kurtarma ekipleri tarafından sağ olarak çıkarıldı. Yetkililer, 35 yaşındaki Maya Devi Mandal'ın, 15 Ağustos'ta meydana gelen şiddetli yağışların yol açtığı selde evinin toprak kayması sonucu yıkılmasıyla enkaz altında kaldığını belirtti. Mandal, yerel halkın ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen Nepal Ordusu ve Kızılhaç ekiplerinin 12 saatlik çalışması sonucu kurtarıldı. Sağlık durumunun ciddi ancak stabil olduğu, hastanede tedavi altına alındığı bildirildi.
Sel felaketinin arka planı
Nepal, bu yıl muson yağışlarının neden olduğu sel ve toprak kaymalarında büyük can kaybı yaşadı. Ülkenin doğusundaki Koshi Nehri havzasında 10 gün önce etkili olan aşırı yağışlar, onlarca köyü sular altında bıraktı ve yüzlerce evi yıktı. Resmi rakamlara göre, selde en az 50 kişi hayatını kaybederken, 20'den fazla kişi hâlâ kayıp. Binlerce kişi geçici barınaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Bölgede altyapı büyük ölçüde zarar gördü; yollar, köprüler ve tarım arazileri kullanılamaz hale geldi.
Maya Devi Mandal'ın kurtarılması, umut verici bir gelişme olarak yankı buldu. Ancak uzmanlar, bu tür mucizevi kurtarışların nadir olduğunu ve sel felaketlerinin yıkıcı etkilerinin her yıl arttığını vurguluyor. İklim değişikliği, Himalaya bölgesinde düzensiz ve şiddetli yağışları tetikleyerek sel riskini artırıyor. Nepal hükümeti, erken uyarı sistemlerini güçlendirme ve altyapıyı iyileştirme sözü verdi, ancak kaynak yetersizliği nedeniyle çalışmalar yavaş ilerliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Asya, iklim değişikliğinin en sert vurduğu bölgelerden biri. Nepal'in yanı sıra Hindistan, Bangladeş ve Pakistan'da da her yıl muson selleri milyonlarca insanı etkiliyor. Bu yıl Bangladeş'te 1 milyondan fazla kişi sel nedeniyle yerinden edildi. Uzmanlar, Himalaya buzullarının erimesinin uzun vadede su döngüsünü değiştirerek hem sel hem de kuraklık riskini artıracağı uyarısında bulunuyor. Uluslararası yardım kuruluşları, bölgeye acil insani yardım ulaştırmakta zorlanıyor; çünkü ulaşım yolları kesilmiş durumda. Birleşmiş Milletler, Nepal için 50 milyon dolarlık acil yardım çağrısı yaptı, ancak fonların sadece yüzde 30'u toplanabildi.
Türkiye, son yıllarda Nepal'e insani yardım gönderen ülkeler arasında yer alıyor. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), bölgede su kuyuları açma ve barınma projeleri yürütüyor. Ancak bu tür felaketlerde uluslararası yardımın koordinasyonu ve hızlı ulaştırılması hâlâ büyük bir sorun. Nepal gibi dağlık ülkelerde altyapı yatırımlarının artırılması, erken uyarı sistemlerinin kurulması ve iklim uyum projelerinin hayata geçirilmesi gerekiyor. Aksi halde benzer faciaların yaşanması kaçınılmaz görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'de yaşanan sel felaketi ve ardından gelen kurtarma haberi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel iklim krizinin yıkıcı etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, benzer iklimsel risklerle karşı karşıya; sel, kuraklık ve orman yangınları son yıllarda artış gösterdi. Bu olay, Türkiye'nin afet yönetimi ve iklim uyum stratejilerini güçlendirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım ve kalkınma işbirliği politikaları kapsamında Nepal gibi kırılgan ülkelere desteğini sürdürmesi, bölgesel istikrar ve küresel dayanışma açısından önem taşıyor. İklim göçü ve güvenlik riskleri, Türkiye'nin uzun vadeli dış politikasında daha fazla yer bulabilir.