Nepal'in yeni Başbakanı Balendra Shah, ülkeyi kasıp kavuran ve onlarca kişinin ölümüne yol açan Himalaya sellerinin ardından ülkeyi yeniden inşa etmek gibi zorlu bir görevle karşı karşıya. Rapçi kimliğiyle tanınan genç lider, Z kuşağının öncülük ettiği kitlesel protestoların ardından geçtiğimiz hafta başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Ancak iktidara gelişinin üzerinden henüz bir hafta bile geçmeden, ülkenin batısındaki dağlık bölgelerde şiddetli muson yağışlarının tetiklediği seller ve toprak kaymaları büyük bir yıkıma neden oldu.
Gelişmenin arka planı
Balendra Shah, apolitik bir figür olarak girdiği siyasette, özellikle gençler arasında büyük bir popülariteye ulaşmıştı. Şarkı sözlerinde yolsuzluk ve siyasi istikrarsızlığı eleştiren Shah, Mayıs 2024'teki protestolarda öğrencilerin ve genç işsizlerin sembolü haline geldi. Kurulu düzene karşı söylemleri, onu parlamentoda çoğunluğu olmayan ancak halkın desteğini arkasına alan bir koalisyon hükümetinin başına taşıdı.
Ancak göreve başlamasıyla birlikte karşılaştığı ilk büyük sınav, Mart 2025'te meydana gelen sel felaketi oldu. Ülkenin kuzeybatısındaki Karnali eyaletinde ve başkent Katmandu'yu çevreleyen bölgelerde, 72 saat içinde düşen 400 milimetreyi aşan yağış, birçok nehrin taşmasına ve yamaçların çökmesine neden oldu. Yetkililer, en az 120 kişinin hayatını kaybettiğini, yüzlerce kişinin kaybolduğunu ve on binlerce kişinin evsiz kaldığını açıkladı.
Shah, felaketin ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında 'Bu bizim için bir uyanış çağrısıdır. İklim değişikliğinin bedelini ödüyoruz ve altyapımızın artık bu yeni gerçekliğe dayanamayacağını görüyoruz' ifadelerini kullandı. Hükümet, acil yardım ekiplerini bölgeye sevk etti ancak dağlık arazinin zorluğu ve yetersiz helikopter filosu kurtarma çalışmalarını yavaşlatıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi Nepal temsilcisine göre, seller sadece can kaybına değil, aynı zamanda tarım arazilerinin büyük bölümünün tahrip olmasına da yol açtı ve bölgede gıda kıtlığı riski artıyor. Birleşmiş Milletler, Nepal'e acil insani yardım çağrısında bulundu ve 50 milyon dolarlık bir yardım paketi hazırladı.
Bölgesel veya küresel boyut
Nepal, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri. Himalayalar'daki buzulların erimesi, mevsimsel yağış rejimlerini bozuyor ve ani sel riskini artırıyor. Uzmanlar, bu tür olayların sıklığının ve şiddetinin artacağını ve Nepal'in altyapısının buna hazır olmadığını vurguluyor.
Bu felaket, aynı zamanda Güney Asya'daki su yönetimi ve iklim diplomasisi açısından da kritik bir öneme sahip. Nepal'in kuzey komşusu Çin ve güney komşusu Hindistan, Himalaya sularının havza paylaşımı konusunda hassas müzakereler yürütüyor. Nepal'deki bu tür doğal afetler, sınır ötesi nehirlerin akışını etkileyerek bölgesel gerginlikleri artırabilir. Ayrıca, ülkenin jeopolitik konumu nedeniyle Hindistan ve Çin arasındaki rekabet alanı olan Nepal'de, felaketin yarattığı istikrarsızlık, dış güçlerin nüfuz mücadelesini yoğunlaştırabilir.
Shah'ın popülist söylemleri ve genç tabanı, benzer bir hayal kırıklığı yaşayan Güney Asya'nın diğer ülkelerindeki gençler arasında ilgi uyandırıyor. Ancak, şimdi gözler, bu genç liderin vaatlerini gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine ve ülkeyi iklim krizine karşı dirençli hale getirip getiremeyeceğine çevrilmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki bu doğal afet, Türkiye'nin de içinde bulunduğu coğrafyada iklim kaynaklı risklerin arttığına dair bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, sel ve kuraklık gibi aşırı hava olaylarıyla mücadele ederken, benzer felaketlere karşı hazırlıklı olmanın önemini yeniden gösteriyor. Ayrıca, Nepal'deki siyasi istikrarsızlık, Güney Asya'daki güç dengelerini etkileyebilir ve bu durum dolaylı olarak Türkiye'nin bölgeyle olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerine yansıyabilir. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları ve kalkınma işbirliği politikaları çerçevesinde Nepal'e destek vermesi, Ankara'nın küresel insani diplomasideki rolünü güçlendirebilir. Bu nedenle, gelişmeyi yakından takip etmek önemlidir.